Avrupa Birliği'nde trafik güvenliğini artırmak için radikal bir adım atılması planlanıyor. Avrupa Komisyonu, her yeni araca hız limitini aşan sürücünün motor gücünü otomatik olarak kısan uydu bağlantılı bir cihazın takılmasını zorunlu kılmayı değerlendiriyor. Söz konusu teknoloji, GPS tabanlı sistem ile aracın bulunduğu yoldaki hız limitini tespit ederek, sürücü limiti aştığında motor gücünü sınırlayacak.
Nasıl çalışacak?
Sistem, araç üzerindeki uydu alıcısı ve dijital harita verilerini kullanarak aracın anlık hızını bulunduğu bölgedeki yasal hız limitiyle karşılaştıracak. Sürücü limiti aştığı anda, motor yönetim ünitesine sinyal gönderilerek yakıt enjeksiyonu kesilecek veya gaz kelebeği kısılacak. Böylece araç otomatik olarak hız limitine geri dönecek. Ancak sistem acil durumlarda sürücünün müdahalesine izin verecek şekilde tasarlanacak. Örneğin, polis takibi veya ambulans gibi acil durum araçları için geçici olarak devre dışı bırakılabilecek.
Güvenlik mi, mahremiyet endişesi mi?
Teklif, trafik kazalarını azaltma potansiyeli nedeniyle güvenlik uzmanlarından destek alırken, sivil toplum kuruluşları ve bazı sürücü dernekleri tarafından eleştiriliyor. Eleştirmenler, sistemin sürekli olarak araç konumu ve hız verilerini toplayacağını, bunun kişisel mahremiyeti ihlal edebileceğini belirtiyor. Ayrıca, sistemin yanlış harita verileri veya GPS sinyal hataları nedeniyle hatalı frenlemelere yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Avrupa Komisyonu ise verilerin yalnızca anonim ve toplu istatistikler için kullanılacağını, bireysel takip yapılmayacağını vurguluyor.
AB'de trafik kazaları ve hedefler
AB genelinde her yıl yaklaşık 20 bin kişi trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Komisyon, 2050 yılına kadar sıfır ölümlü trafik hedefine ulaşmak için bu tür teknolojileri zorunlu hale getirmeyi planlıyor. Benzer sistemler, bazı AB ülkelerinde gönüllü olarak kullanılmaya başlandı. Ancak zorunluluk getirilmesi halinde, 2024'ten itibaren satılacak tüm yeni araçlarda bu cihazın bulunması öngörülüyor.
Uygulamanın hayata geçmesi için Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin onayı gerekiyor. Görüşmelerin önümüzdeki aylarda başlaması bekleniyor. Türkiye'de de benzer bir uygulama için henüz resmi bir adım atılmış değil, ancak AB ile uyum süreci kapsamında ileride gündeme gelebilir. Teknoloji, sürücülerin özgürlüğü ile güvenlik arasındaki hassas dengeyi bir kez daha tartışmaya açmış durumda.