Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazası, FETÖ'nün mahrem imamlarının suikast öncesi yaptığı gizli toplantıyla yeniden gündeme geldi. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ta düşen helikopterde FETÖ'cü pilotların rolü, arama kurtarma çalışmalarının sahte istihbarat raporlarıyla kesilmesi ve emniyet içindeki FETÖ yapılanmasının yanlış yönlendirmeleri, soruşturma dosyasında yer alan yeni bilgilerle ortaya çıktı.
Toplantının Ayak Sesleri
FETÖ'nün sivil mahrem yapılanması içinde yer alan bir imam, suikasttan bir hafta önce Ankara'da kritik bir toplantı düzenledi. Toplantıya katılan üç kişi, Yazıcıoğlu'nun seyahat rotası ve helikopterin bakım durumu hakkında detaylı bilgi aldı. İhbar üzerine MİT ve Emniyet tarafından yapılan teknik takipler, toplantıda kullanılan cep telefonlarının baz istasyonu kayıtlarına yansıdı. Toplantıda, helikopterin düşürülmesi durumunda kurtarma ekiplerinin nasıl yanlış yönlendirileceği de planlandı.
Sahte İstihbarat Raporu ve Kurtarma Operasyonu
Kazanın hemen ardından FETÖ'cü istihbaratçılar tarafından hazırlanan sahte bir istihbarat raporu, arama kurtarma çalışmalarının yönünü değiştirdi. Raporda, helikopterin düştüğü bölgenin 15 kilometre güneyinde bir başka kaza olduğu iddia edildi. Bunun üzerine AFAD ve jandarma ekipleri yanlış bölgeye yönlendirildi. O dönemde görevli bir emniyet müdürü, ifadesinde "Rapor sahteydi ancak üstlerimiz tarafından bizlere dayatıldı. Biz de mecburen uyguladık" dedi. Bu gecikme sonucunda Yazıcıoğlu ve beraberindekiler enkaz altında saatlerce mahsur kaldı.
Emniyet İçindeki FETÖ Yapılanması
Kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesinde emniyet içindeki FETÖ'cü yapılanmanın kritik rol oynadığı belirlendi. Dönemin İl Emniyet Müdür Yardımcısı, olay yerine sevk edilen ekiplerin koordinasyonunu engelledi. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı rapora göre, FETÖ'cü polisler telsiz anonslarını değiştirerek ekiplerin doğru noktaya ulaşmasını önledi. Ayrıca, helikopter enkazının bulunduğu bölgeye ilk ulaşan ekiplerin, 1 saat boyunca çevrede dolaştırıldığı ve kurtarma çalışmalarının başlamasının geciktirildiği tespit edildi.
Soruşturma ve Adalet Süreci
Yazıcıoğlu suikastına ilişkin açılan dava kapsamında 47 sanık yargılanıyor. Sanıklar arasında FETÖ'nün mahrem imamları, emniyet mensupları ve pilotlar bulunuyor. Duruşmalarda, özellikle arama kurtarma çalışmalarının engellenmesine ilişkin çelişkili ifadeler dikkat çekiyor. Mahkeme, bazı sanıkların "üstlerimizden gelen talimatları uyguladık" şeklindeki savunmalarını dosyaya ekledi. Ancak dava dosyasında, helikopterin düşürülme anına ilişkin doğrudan bir delil bulunmuyor. Uzmanlar, FETÖ'nün suikastı gerçekleştirmek için helikopterin bakımını yapan teknisyenler aracılığıyla sabotaj yapmış olabileceğini değerlendiriyor.
Bağımsız Değerlendirme
Yazıcıoğlu suikastı, FETÖ'nün devlet içindeki uzantılarının ne kadar derinlere işlediğini ve bir siyasi rakibi ortadan kaldırmak için nasıl bir organizasyon yapabileceğini gösteriyor. Kurtarma çalışmalarının bilinçli olarak engellenmesi, olayın sadece bir kaza değil, sistematik bir suikast olduğunu kanıtlıyor. FETÖ ile mücadelede 15 Temmuz darbe girişimi sonrası atılan adımlar umut verici olsa da, Yazıcıoğlu dosyasındaki eksiklikler, örgütün geçmişteki eylemelerine ilişkin adaletin henüz tam anlamıyla tecelli etmediğini ortaya koyuyor.