Büyük Birlik Partisi'nin kurucusu ve eski genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 2009 yılında geçirdiği helikopter kazasıyla ilgili soruşturma dosyası Ankara'ya taşındı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyada yetkisizlik kararı alarak 20 adet bez torba içinde 190 klasör ve 1 karton kutu soruşturma belgesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Dosyaya bakan başsavcı vekili Ömer Örücü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada 'Ucu kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilecek' ifadesini kullandı. Bu karar, FETÖ'nün Yazıcıoğlu suikastına ilişkin iddialarının yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Dosya neden Ankara'ya gönderildi?
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yetki alanında olduğuna karar verdi. Yetkisizlik kararı sonrası 20 torba evrak, resmi yazışmalarla Ankara'ya iletildi. Başsavcı vekili Ömer Örücü, dosyanın kapsamı ve önemi hakkında bilgi verirken 'Bu dosyada hiçbir şey üstü kapatılmayacak. Her kimin adı geçiyorsa, soruşturma en ince ayrıntısına kadar yürütülecek' dedi.
Olayın geçmişi ve FETÖ iddiaları
Muhsin Yazıcıoğlu, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'tan Ankara'ya gitmek üzere bindiği helikopterin Yenişehir ilçesi yakınlarında düşmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Kazada Yazıcıoğlu ile birlikte 5 kişi daha ölmüştü. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, kazanın bir suikast olduğu yönündeki iddialar hiç bitmedi. Özellikle FETÖ'nün, Yazıcıoğlu'nu öldürmek için kazayı planladığı tezi, birçok soruşturma ve davada gündeme geldi. 2016'daki darbe girişiminin ardından bu iddialar daha da güçlendi. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 190 klasörlük dosyası, yıllardır süregelen bu iddiaların üzerine gitme kararlılığını ortaya koyuyor.
Dosyanın siyasi yankıları
Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümü, siyasi çevrelerde her zaman tartışma konusu oldu. BBP tabanı ve milliyetçi kesimler, kazanın bir suikast olduğuna inanırken, resmi açıklamalarda teknik arıza ve pilot hatası vurgusu yapılmıştı. Ankara'ya gönderilen dosya, bu kez soruşturmanın daha geniş bir çerçevede ve daha yüksek bir perdeden yürütüleceğinin sinyali olarak yorumlanıyor. Ömer Örücü'nün 'Ucu kime dokunursa dokunsun' sözü, dosyada önemli isimlerin de sorgulanabileceği anlamına geliyor.
Bağımsız değerlendirme
Yazıcıoğlu dosyasının Ankara'ya taşınması, yıllardır süregelen karanlık noktaları aydınlatma adına önemli bir adım. Ancak Türkiye'de FETÖ bağlantılı suikast iddialarıyla ilgili soruşturmalar sıklıkla tıkanmıştır. Bu dosyanın da benzer bir akıbete uğramaması için kamuoyunun ve siyasi iradenin süreci sahiplenmesi gerekiyor. Dosyada adı geçen herkesin ifadesinin alınması, teknik delillerin yeniden değerlendirilmesi ve olayın adli takvim açısından şeffaf bir şekilde yürütülmesi, hem Ömer Örücü'nün sözlerinin hem de adalet duygusunun gereğidir.