Kırklareli'de bayramlaşmak için gittiği babaevinde yeğeni Berker Sağlam tarafından hayattan koparılan yazar Ayten Öztürk cinayetine ilişkin yeni ve sarsıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Katil zanlısı Sağlam'ın, polis ve savcılıktaki ifadesinde ‘bana uranyum benzeri şeker verdi’ diyerek cinayeti meşrulaştırmaya çalışması, akılalmaz bir savunma olarak değerlendiriliyor.
Olayın geçmişi ve zanlının ifadesi
Olay, Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde Kırklareli merkezdeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Psikolojik sorunları olduğu belirtilen Berker Sağlam, babaevinde buluştuğu halası yazar Ayten Öztürk'ü bıçaklayarak öldürdü. Cinayetin ardından kaçan Sağlam, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı.
Emniyetteki ifadesinde Sağlam, “Halama uranyum benzeri bir şeker verdiğim için beni zehirlemeye çalıştı” iddiasında bulundu. Şüphelinin psikolojik rahatsızlığı nedeniyle olayı tam olarak idrak edemediği, ancak savunmasında uranyum vurgusu yapması dikkat çekti. Sağlam’ın, halasını öldürmeden önce “Bu şeker beni hasta etti” diyerek kendini haklı çıkarmaya çalıştığı öğrenildi.
Soruşturma ve adli süreç
Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatan Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı, zanlı Berker Sağlam’ı ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti. Mahkeme, şüphelinin psikolojik durumunun değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istedi. İlk değerlendirmede Sağlam’ın akıl sağlığının yerinde olmadığına dair bulgular olduğu, ancak kesin raporun beklenmesi gerektiği bildirildi.
Ayten Öztürk’ün yakınları, duruşmalara katılma talebinde bulundu. Aile avukatı, “Berker’in bu kadar akıl almaz bir savunma yapması, gerçekleri örtmeye yönelik. Halasını soğukkanlılıkla öldürmüş, şimdi de psikolojik sorunlarını bahane ediyor” dedi.
Toplumsal yankılar ve kadın cinayetleri bağlamı
Yazar Ayten Öztürk cinayeti, kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığı Türkiye’de yeniden infial yarattı. Kadın örgütleri, “Kadınları korumak için yasalar yetersiz, failler akıl almaz savunmalarla indirim alıyor” eleştirisinde bulundu. Öztürk’ün öldürülüş şekli ve zanlının ifadesi, kadın cinayetlerinde faillerin sıklıkla psikolojik rahatsızlık veya tahrik indirimi almaya çalıştığı gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Cinayet, edebiyat dünyasında da büyük üzüntü yarattı. Yazar dostları, sosyal medyada Öztürk’ü anarak adalet çağrısı yaptı. Türkiye Yazarlar Sendikası, “Ayten Öztürk’ün katili hak ettiği cezayı almalı, hiçbir akılalmaz savunma kabul edilemez” açıklaması yaptı.
Bağımsız değerlendirme
Cinayetlerde sanıkların, mağdurları suçlayıcı veya olağanüstü iddialarla savunma yapması, Türk ceza adalet sisteminde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ayten Öztürk davasında, sanığın ‘uranyum şekeri’ gibi bilimsel temeli olmayan bir iddiayı öne sürmesi, aslında cinayetin vahşetini örtmeye yönelik bir girişim olarak okunmalıdır. Psikolojik değerlendirme raporu ne olursa olsun, mahkemenin olayı tüm yönleriyle ele alması ve toplumun adalet duygusunu tatmin edecek bir karar vermesi beklenmektedir.