YENİ Parti Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, hükümetin Boğaz köprüleri ve otoyolları özelleştirme planına sert tepki gösterdi. Yavuzyılmaz, düzenlediği basın toplantısında, "Vatandaş artık İstanbul'un da iki yakasını bir araya getiremeyecek" ifadesini kullanarak, özelleştirmenin halkın geçiş ücretleri üzerinden daha fazla yük getireceğini savundu.
Özelleştirme Planı ve Yavuzyılmaz'ın Tepkisi
Yavuzyılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın Boğaz köprüleri ile otoyolların işletme hakkını özelleştirmeye hazırlandığı yönündeki iddiaları eleştirdi. Milletvekili, bu planın şeffaf olmadığını ve kamu kaynaklarının satışı anlamına geldiğini belirtti. "Köprüler ve otoyollar milletin ortak malıdır. Bunların özelleştirilmesi, vatandaşın cebinden daha fazla para çıkması anlamına gelir. Zaten yüksek olan geçiş ücretleri, özel şirketlerin kâr hırsıyla daha da artacaktır" dedi.
Yavuzyılmaz, özelleştirmenin sadece İstanbul'u değil, tüm Türkiye'yi etkileyeceğini vurgulayarak, "İstanbul'un iki yakasını bir araya getiren köprüler, özelleştirme ile halkın iki yakasını bir araya getiremeyeceği bir hale gelecek. Bu, sosyal devlet anlayışına aykırıdır" şeklinde konuştu.
Geçmiş Özelleştirmeler ve Kamu Zararı İddiaları
Yavuzyılmaz, daha önce yapılan özelleştirmelerin kamuya zarar verdiğini öne sürdü. Özelleştirilen limanlar, köprüler ve otoyollardan elde edilen gelirlerin yetersiz olduğunu ve bu varlıkların değerinin altında satıldığını iddia etti. "Kamu kaynakları peşkeş çekiliyor. Bu ülkenin kaynakları birkaç zengin iş adamına değil, millete aittir" diye ekledi.
Milletvekili, özelleştirme yerine kamu-özel işbirliği modelinin şeffaf bir şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, ulaşım yatırımlarının devlet eliyle yapılmasının, vatandaşın daha uygun fiyatlarla seyahat etmesini sağlayacağını savundu.
Toplumsal ve Siyasi Yankılar
Yavuzyılmaz'ın açıklamaları, muhalefet partileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından destek gördü. CHP ve İYİ Parti yetkilileri, benzer endişeleri dile getirerek özelleştirmeye karşı olduklarını açıkladı. Öte yandan, hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Uzmanlar, özelleştirmenin ekonomik gerekçelerle yapıldığını savunsa da, muhalefet bunun kamu yararına olmadığını düşünüyor.
Önümüzdeki günlerde konunun TBMM gündemine taşınması bekleniyor. Yavuzyılmaz, özelleştirme planına karşı yasal mücadele başlatacaklarını ve gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne başvuracaklarını söyledi.
Boğaz Köprüleri ve Otoyolların Önemi
İstanbul Boğazı üzerindeki üç köprü (15 Temmuz Şehitler, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim) ile çevre otoyolları, günlük yüz binlerce aracın geçiş yaptığı kritik altyapılar arasında yer alıyor. Bu yolların özelleştirilmesi, geçiş ücretleri, bakım-onarım ve işletme standartları açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Kamu kaynaklarının satışı, uzun vadede devletin ulaşım politikalarını da etkileyebilir.
Yavuzyılmaz, "Bu köprüler sadece beton ve çelik değil, aynı zamanda milletin bağımsızlığının sembolüdür. Onları satmak, egemenlik haklarımızdan vazgeçmek anlamına gelir" dedi.
Sonuç olarak, özelleştirme tartışması, Türkiye'nin ekonomi ve ulaşım politikalarında önemli bir dönüm noktası olmaya aday. Kamuoyunun bu konudaki hassasiyeti, siyasi aktörlerin tutumlarını belirleyecek gibi görünüyor.