Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışının 10. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, köprünün bugüne kadar Türkiye ekonomisine 138 milyar lira tasarruf sağladığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, köprünün sadece bir geçiş noktası olmadığını, aynı zamanda ulaşımda devrim niteliğinde bir proje olduğunu vurgulayarak, 2025 yılında köprüden toplam 47 milyon aracın geçiş yaptığını belirtti. Bu rakamlar, köprünün İstanbul'un ve Türkiye'nin ulaşım altyapısındaki kritik rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Köprünün Ekonomik ve Çevresel Katkıları
Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 26 Ağustos 2016'da hizmete açılmıştı. Üçüncü Boğaz köprüsü olarak bilinen bu dev yapı, 59 metre genişliği ve 322 metre kule yüksekliğiyle dünyanın en geniş ve en yüksek kuleli asma köprüsü unvanını taşıyor. Hem karayolu hem de demiryolu geçişine imkan tanıyan köprü, İstanbul'un Asya ve Avrupa yakaları arasındaki trafik yükünü önemli ölçüde hafifletiyor. Bakan Uraloğlu, köprünün sağladığı zaman tasarrufunun yanı sıra yakıt tasarrufu ve karbon emisyonlarındaki azalmayla çevre dostu bir proje olduğunu da sözlerine ekledi.
10 Yıllık Süreçte Rekor Kırıldı: Ağırlıklı Olarak Yük ve Araç Geçişi Arttı
Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün geçtiğimiz 10 yılda trafik hacmi sürekli artış gösterdi. Özellikle İstanbul-İzmir Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu'nun devreye girmesiyle köprüdeki araç yoğunluğu katlanarak arttı. Bakanlığın verilerine göre, köprünün açıldığı ilk yıl günlük ortalama 100 bin araç geçerken, bu rakam 2025 itibarıyla günlük 130 bine ulaştı. Toplamda ise 10 yılda 400 milyondan fazla araç köprüyü kullandı. Bu geçişlerin büyük bir kısmını ağır vasıtalar oluşturuyor; bu da köprünün ticaret yolları üzerindeki önemini artırıyor. Bakan Uraloğlu, bu rakamların köprünün sadece İstanbul için değil, tüm Türkiye için stratejik bir öneme sahip olduğunu kanıtladığını ifade etti.
Uraloğlu: Boğaz Geçişlerinde Yeni Dönem
Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün yanı sıra Çanakkale 1915 Köprüsü ve Osmangazi Köprüsü'nün de devreye girmesiyle Türkiye'nin boğaz geçişlerinde yeni bir döneme girdiğini vurguladı. Uraloğlu, "Yavuz Sultan Selim Köprüsü, milletimize hizmet yolunda atılan en büyük adımlardan biridir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Ayrıca, köprünün yol açtığı tasarrufun sadece zaman ve yakıtla sınırlı olmadığını, iş gücü kayıplarının önlenmesi ve ticaretin hızlanmasıyla ekonomiye ciddi katkı sağladığını belirtti. Uraloğlu, önümüzdeki süreçte köprünün demiryolu hattının tamamlanmasıyla yük taşımacılığında daha da etkin bir rol oynayacağını sözlerine ekledi.
Köprünün açılışından bu yana geçen 10 yıl, Türkiye'nin altyapı yatırımlarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, sadece İstanbul'un trafik yükünü hafifletmekle kalmadı, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya da hizmet etti. Köprünün çevresinde gelişen yeni yerleşim alanları, iş merkezleri ve sanayi tesisleri, bu yatırımın istihdama ve ekonomik büyümeye olan katkısını ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu tür mega projelerin uzun vadede ülke ekonomisine olan etkisinin daha da belirginleşeceği görüşünde. Dolayısıyla Yavuz Sultan Selim Köprüsü, gelecek nesillere aktarılacak değerli bir miras olarak görülüyor.