İstanbul Üsküdar Belediyesi'nde yaşanan başkanlık krizinde yeni bir aşamaya gelindi. Tutuklanan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yerine yapılan başkanvekillik seçimi, İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararıyla iptal edildi. Bunun üzerine İstanbul Valiliği, yeni bir seçim kararı alınıncaya kadar belediye meclisinin birinci başkanvekilinin görevi geçici olarak yürüteceğini açıkladı.
Valilik Açıklaması ve Süreç
İstanbul Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından belediye meclisinin 20 Haziran'da yaptığı seçimle belirlenen başkanvekili hakkında İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararı verdiği hatırlatıldı. Bu kararın ardından belediyenin hizmetlerinde aksamama yaşanmaması için yasal çerçevede geçici bir çözüm uygulamaya konulduğu belirtildi. Açıklamada, "İçişleri Bakanlığı'nın talimatı doğrultusunda, Üsküdar Belediyesi'nde mevcut meclis birinci başkanvekili, yeni bir başkanvekili seçimi yapılıncaya kadar başkanlık görevini geçici olarak yürütecektir" ifadelerine yer verildi.
Valilik yetkilileri, belediyenin düzenli işleyişinin sürdürülmesinin öncelikleri olduğunu vurgulayarak sürecin tüm tarafların hukuki hakları korunacak şekilde yönetildiğini kaydetti. Yeni seçim takvimiyle ilgili henüz net bir tarih verilmezken, gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi.
Mahkeme Kararı ve Hukuki Süreç
Üsküdar Belediye Meclisi, tutuklanan Başkan Dedetaş'ın yerine 20 Haziran'da yaptığı toplantıda CHP'li meclis üyesi Zafer Alp'i belediye başkanvekili olarak seçmişti. Ancak bu seçim, İYİ Parti ve AK Parti gruplarının itirazı üzerine İstanbul 2. İdare Mahkemesi'ne taşındı. Mahkeme, gerekçeli kararında meclis toplantısının usulüne uygun yapılmadığı ve toplantı yeter sayısının sağlanamadığı iddialarını değerlendirerek yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Hukukçulara göre bu karar, seçimin yenilenmesinin önünü açıyor. Kararın ardından İstanbul Valiliği, belediyede görev boşluğu oluşmaması için hemen harekete geçti. Mevcut meclis birinci başkanvekilinin geçici görevlendirilmesi, yerel yönetimler mevzuatına göre kriz anlarında başvurulan bir uygulama olarak dikkat çekiyor.
Siyasi Partilerden Tepkiler
Yaşanan süreç siyasi partiler arasında da tartışmalara neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı, mahkeme kararını 'hukuk tanımazlık' olarak nitelendirirken, Üsküdar'da halkın iradesinin yok sayıldığını savundu. CHP'li yetkililer, seçimin yasalara uygun olduğunu belirterek daha üst mahkemelere başvuru yapılacağını açıkladı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kanadı ise mahkeme kararının doğru bir karar olduğunu ifade ederek, belediyede şeffaflık ve hukuki prosedürün işletilmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul Valiliği'nin aldığı geçici görevlendirme kararı hem iktidar hem de muhalefet tarafından 'sürecin sağlıklı ilerlemesi' adına olumlu karşılandı. Ancak Üsküdar halkı, belediyenin asıl başkanının kim olacağı konusunda belirsizliğin sürmesinden endişeli.
Üsküdar Belediyesi'ndeki bu gelişmeler, Türkiye'de yerel yönetimlerde benzer krizleri akıllara getirdi. Tutuklu belediye başkanlarının yerine atanan vekillerin hukuki statüsü sık sık tartışma konusu olurken, uzmanlar mevcut yasanın bu tür durumlar için yeterli düzenlemeye sahip olmadığını dile getiriyor. Özellikle seçimle iş başına gelen yerel yöneticilerin görevden alınması veya tutuklanması durumunda sürecin nasıl işleyeceği konusunda ortak bir hukuki yorum bulunmuyor. Bu da hem merkezi hükümet hem de yerel yönetimler açısından risk oluşturuyor.
İstanbul Valiliği'nin geçici görevlendirme kararı, seçim sürecinin yeniden işleyeceği tarihe kadar belediyenin dümenini elinde tutacak ismi netleştirmiş oldu. Önümüzdeki günlerde İl Genel Meclisi'nin yapacağı yeni seçimle birlikte Üsküdar Belediyesi'nin kaderi yeniden şekillenecek. Bu süreçte hem hukuki süreçlerin takipçisi olacak hem de kamuoyunda yaşanacak gelişmeler merakla bekleniyor.
Bu olay, yerel demokrasinin işleyişi ve hukukun üstünlüğü açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Seçilmiş kişilerin hukuki süreçler nedeniyle görevlerinden alınması, her ne kadar yargı kararıyla olsa da, demokratik meşruiyet tartışmalarını beraberinde getiriyor. Üsküdar örneğinde, geçici görevlendirmenin krizi çözmekte bir ara çözüm olduğu açık. Ancak asıl çözüm, hukukun üstünlüğünü ve halkın iradesini aynı anda koruyabilecek yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesidir. Yerel yönetimlerde benzer durumların yaşanmaması için kanun koyucunun bu konudaki boşlukları doldurması ve tüm paydaşların ortak kabul edebileceği bir eşik değeri oluşturması gerekiyor.