Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı Köklük Mahallesi'nde faaliyet gösteren mermer ocağına kırma-eleme ve mikronize öğütme tesisi eklenmesi projesine onay verildi. Orman, tarım ve 'önemli doğa alanı' statüsündeki bölgeyi kapsayan projeye karşı Yatağan Belediyesi, ekolojik hassasiyetler nedeniyle ilgili kurum görüşlerinin dikkate alınmadığını belirterek tepki gösterdi. Belediye, projenin ÇED sürecinde eksiklikler olduğunu savunuyor.
Projenin Detayları ve Onay Süreci
Edinilen bilgilere göre, söz konusu mermer ocağı işletmesi, mevcut ocak sahasına ek olarak kırma-eleme ve mikronize öğütme tesisi kurmak için Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvurdu. Yapılan incelemeler sonucunda projeye 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verildi. Ancak bu karar, bölgedeki çevre örgütleri ve Yatağan Belediyesi tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Belediye yetkilileri, tesisin faaliyete geçmesi halinde bölgede ciddi toz, gürültü ve su kirliliği yaşanacağını, ayrıca tarım alanlarının zarar göreceğini ifade etti.
Belediyeden Ekolojik Tepki
Yatağan Belediyesi, projeye ilişkin görüşünü açıklayarak, "Bölgemiz, önemli doğa alanı statüsünde olup, zeytinlikler ve tarım arazileriyle çevrilidir. Mermer ocağına eklenmek istenen kırma-eleme ve mikronize öğütme tesisi, bu hassas ekosistemi geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edecektir. İlgili kurumlardan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na kadar tüm paydaşların görüşleri alınmadan verilen bu karar, kamu yararına aykırıdır" dedi. Belediye, kararın iptali için hukuki yollara başvuracaklarını duyurdu.
Bölge Halkı Endişeli
Köklük Mahallesi sakinleri, yıllardır mermer ocağının yol açtığı çevre sorunlarından muzdarip olduklarını belirterek, yeni tesisin durumu daha da kötüleştireceğinden korkuyor. Mahalleli, "Toz bulutu nedeniyle pencerelerimizi açamıyoruz, zeytin ağaçlarımız kuruyor. Bir de öğütme tesisi eklenirse nefes alamayacağız" diyerek tepkilerini dile getirdi. Bölgede tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan aileler, tesisin su kaynaklarını da kirleteceğini savunuyor.
Çevre Örgütlerinden Tepki
Muğla Çevre Platformu ve çeşitli doğa koruma dernekleri, projenin iptali için imza kampanyası başlattı. Platform sözcüsü, "Yatağan, Türkiye'nin en önemli doğa alanlarından biri. Burada madencilik faaliyetlerine izin verilmesi kabul edilemez. ÇED süreci şeffaf yürütülmedi. Bilimsel raporlar yok sayıldı. Bu talan girişimine karşı mücadelemiz sürecek" ifadelerini kullandı. Öte yandan, projeye onay veren kurumların henüz resmi bir açıklama yapmaması dikkat çekiyor.
Yasal Süreç ve Beklentiler
Yatağan Belediyesi'nin avukatları, ÇED raporunun eksik olduğu gerekçesiyle idare mahkemesine başvuru hazırlığı yapıyor. Çevre hukuku uzmanları, 'ÇED Gerekli Değildir' kararının yargı denetimine açık olduğunu ve benzer davalarda mahkemelerin bilirkişi raporları doğrultusunda iptal kararı verebildiğini belirtiyor. Bölgede faaliyet gösteren diğer mermer ocakları için de emsal teşkil edebilecek bu karar, Muğla genelinde madencilik faaliyetlerinin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Yaşanan gelişme, Türkiye'de doğa koruma ile madencilik yatırımları arasındaki dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Yatağan'da verilen bu karar, yerel halkın ve çevre örgütlerinin tepkisiyle birlikte, ekonomik kalkınma adı altında doğal alanların feda edilmemesi gerektiği tartışmasını alevlendiriyor. Önümüzdeki günlerde mahkeme süreci ve olası protestolar, konunun seyrini belirleyecek.