Türkiye genelinde yankı uyandıran yavru kedinin işkenceyle öldürülmesi olayının ardından hayvan hakları savunucuları harekete geçti. Yaşatacağız Platformu, yaptığı açıklamada hayvana yönelik şiddetteki artışın en önemli nedenlerinin cezasızlık politikası ve siyasi söylemler olduğunu belirtti. Platform, toplumda oluşan ‘hak görmeye başladılar’ algısının hayvanlara yönelik saldırıları meşrulaştırdığını ifade etti.
Cezasızlık ve Nefret Söylemi
Yaşatacağız Platformu sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, hayvanlara yönelik şiddetin son yıllarda sistematik bir hal aldığını vurguladı. Açıklamada, “Bu vahşetin arkasında yalnızca bireysel sapkınlıklar değil, aynı zamanda hayvanları ‘mal’ olarak gören zihniyetin ve bu zihniyeti besleyen siyasi söylemlerin etkisi büyüktür. Hayvan hakları yasalarının uygulanmaması, faillerin neredeyse hiç ceza almaması, bu tür olayların önünü açmaktadır” denildi. Platform, özellikle son dönemde bazı siyasi partilerin ve medya organlarının hayvanları hedef gösteren açıklamalarının, toplumda ‘hayvanlar hak görmeye başladı’ algısını güçlendirdiğini ve bu durumun saldırganları cesaretlendirdiğini kaydetti.
Yavru Kedinin Katledilmesi Tepki Çekti
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayılan ve büyük infial yaratan görüntülerde, bir yavru kedinin işkence edilerek öldürüldüğü anlar yer almıştı. Görüntülerin ardından hayvan hakları örgütleri ve vatandaşlar sosyal medyada tepki gösterirken, konuyla ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi. Yaşatacağız Platformu, olayın faillerinin en kısa sürede yakalanarak adalet önüne çıkarılmasını talep etti. Platform, hayvana yönelik şiddetin insanlık suçu olduğunu ve bu suçların cezasız kalmaması gerektiğini belirtti.
Hayvan Hakları Mevzuatı ve Uygulamadaki Eksikler
Türkiye’de 2021 yılında kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle hayvanlara yönelik şiddet suçları kabahat olmaktan çıkarılmış ve hapis cezası getirilmişti. Ancak uzmanlar, yasaların uygulanmasında ciddi eksiklikler olduğunu ve faillerin büyük bir kısmının ceza almadığını belirtiyor. Yaşatacağız Platformu da bu noktaya dikkat çekerek, “Yasa var ancak etkin bir şekilde uygulanmıyor. Savcıların ve mahkemelerin hayvan hakları konusunda hassasiyet göstermesi, bu tür olayların önlenmesinde kilit rol oynamaktadır” ifadelerini kullandı.
Toplumsal Farkındalık ve Mücadele Çağrısı
Platform, hayvana yönelik şiddetin sadece hayvanları değil, toplumun genel ahlakını da tehdit ettiğini vurgulayarak, herkesi bu konuda duyarlı olmaya davet etti. Açıklamada, “Hayvanlara yapılan işkence, toplumdaki şiddet eğiliminin bir göstergesidir. Bu nedenle hayvan hakları mücadelesi sadece hayvanseverlerin değil, tüm toplumun meselesidir. Şiddete karşı hep birlikte durmalı, failleri ihbar etmeli ve haklarını aramalıyız” denildi. Platform, ayrıca siyasi partilere ve medyaya da çağrıda bulunarak, hayvanları hedef alan nefret söylemlerinden kaçınılmasını ve hayvan haklarının toplumsal bir uzlaşı konusu olarak ele alınmasını istedi.
Değerlendirme
Yaşatacağız Platformu’nun uyarıları, Türkiye’de hayvan hakları konusundaki mücadelenin ne kadar kritik bir noktada olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Cezasızlık ve nefret söylemi, sadece hayvanları değil, toplumun vicdanını da yaralamaktadır. Hayvan hakları yasalarının etkin bir şekilde uygulanması ve toplumsal farkındalığın artırılması, bu tür olayların önlenmesi için elzemdir. Şiddetin her türlüsüne karşı çıkan bir toplum inşa etmek, geleceğimiz için hayati önem taşımaktadır.