Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialara ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla resen soruşturma başlattı. Soruşturmanın, kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve çeşitli haberlerde yer alan iddialar üzerine başlatıldığı öğrenildi.
Soruşturmanın kapsamı ve başlatılma nedeni
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, Gökçek'in belediye başkanlığı görevi sırasında, belediyeye ait kaynakların usulsüz şekilde yurt dışındaki şirketlere aktarıldığı yönündeki iddiaların ciddi bulunduğu ve bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında, iddiaların muhatabı olan şirketlerin faaliyetleri, para transferlerinin kaynakları ve bu transferlerin nasıl gerçekleştirildiği araştırılacak. Ayrıca, ilgili dönemde belediye yönetiminde görev almış kişilerin ifadelerine başvurulması bekleniyor.
Soruşturmanın, “kamu görevlisinin zimmeti”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “malvarlığını gizleme” gibi suçlar kapsamında yürütüldüğü öğrenildi. Başsavcılık, soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütüleceğini ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için tüm delillerin toplanacağını açıkladı.
Melih Gökçek'in geçmişi ve daha önceki iddialar
İbrahim Melih Gökçek, 1994-2017 yılları arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde bulundu. Görev süresi boyunca birçok kez yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla gündeme gelen Gökçek, bu tür iddiaları her seferinde yalanladı. 2017 yılında istifa ederek yerine Mustafa Tuna'yı bırakmıştı. Gökçek, istifasının ardından siyasi hayatına aktif olarak devam etti.
Son dönemde, Gökçek'in yurt dışındaki şirketlerle olan ilişkileri ve bu şirketlere para aktarıldığı yönündeki iddialar, gazeteci ve muhalefet tarafından sıklıkla gündeme getiriliyordu. Özellikle, belediyenin bazı projelerinde kullanılan malzemelerin yurt dışından ithal edildiği ve bu ithalatlarda fahiş fiyatlar ödendiği ileri sürülüyordu. Ayrıca, Gökçek'in ailesine ait olduğu iddia edilen şirket hesaplarına para transferleri yapıldığı yönünde haberler yer almıştı.
Resen soruşturmanın hukuki süreci
Resen soruşturma, savcılığın, herhangi bir ihbar veya şikayet olmaksızın, basına yansıyan haberler veya öğrendiği bir suç sebebiyle kendiliğinden başlattığı soruşturmadır. Bu tür soruşturmalarda, savcılık delilleri kendisi toplar ve gerekli görürse şüpheli hakkında adli işlem başlatır. Soruşturma kapsamında, Gökçek hakkında ifade vermek üzere çağrı yapılması veya daha ileri bir aşamada gözaltı kararı alınması gündeme gelebilir.
Hukukçular, bu soruşturmanın, kamuoyunda tartışılan iddiaların aydınlatılması açısından önemli olduğunu ve sürecin takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Soruşturmanın genişletilerek, dönemin belediye yöneticileri ve iş insanlarının da ifadelerine başvurulacağı tahmin ediliyor.
Kamuoyunun ve siyasi partilerin tepkisi
Yaşanan gelişme üzerine siyasi partilerden art arda açıklamalar geldi. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yetkilileri, soruşturmanın geç kalınmış bir adım olduğunu belirterek, sürecin titizlikle yürütülmesini istedi. İYİ Parti de, konunun takipçisi olacaklarını ve soruşturmanın sonucunu sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi. Diğer muhalefet partileri de benzer açıklamalarda bulunarak, adaletin tecelli etmesini umduklarını ifade etti.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kanadından ise henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak bazı AK Partili yöneticilerin, soruşturmanın hukuki bir süreç olduğunu ve sonucuna saygı duyulması gerektiğini dile getirdikleri öğrenildi. Melih Gökçek'in yakın çevresi ise suçlamaların asılsız olduğunu ve soruşturmanın kendisini rahatlattığını, çünkü böylece iftiraların ortaya çıkacağını savundu.
Soruşturmanın yasal çerçevesi ve Türkiye'deki benzer örnekleri
Türkiye'de, kamu görevlilerinin görevleri sırasında işledikleri iddia edilen suçlarla ilgili soruşturmalar genellikle ön izin mekanizmasına tabidir. Ancak, resen soruşturma yolunda savcılık, herhangi bir izin almadan doğrudan hareket edebilir. Bu durum, eski belediye başkanının iddialarına karşı sürecin işletilebilmesine imkan tanır.
Geçmişte de, benzer şekilde görev süresi dolmuş veya istifa etmiş belediye başkanları hakkında soruşturmalar gündeme gelmişti. Bu soruşturmaların bazıları kovuşturmaya dönüşürken, bazıları takipsizlikle sonuçlanmıştı. Bu soruşturmanın sonucunun, hem Gökçek'in çevresi hem de kamuoyu tarafından yakından takip edileceği açıktır.
Soruşturmanın, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin mali kayıtları ve uluslararası para transferleri üzerindeki incelemelerin yanı sıra, Gökçek'in ticari faaliyetleri ile ilgili araştırmaları da içereceği belirtiliyor. Savcılığın, konuyla ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırması ve gerekli görüldüğü takdirde işlem yapması bekleniyor.
Bu tür soruşturmaların uzun soluklu olabileceği ve yargı sürecinin yıllar alabileceği hatırlatılırken, soruşturmanın başlatılmış olmasının, toplumda hukuk devleti ilkesinin gereği olarak görüldüğü değerlendiriliyor. Ancak, sürecin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, iddiaların muhatabı olan kişinin ve kamuoyunun aydınlatılması açısından önem taşıyor.