Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir erkeğin elektrik faturası artacağı gerekçesiyle eşini karanlıkta oturmaya zorlaması, ısınma kısıtlamasına gitmesi ve yiyecek israfı bahanesiyle temel gıdayı kesmesi gibi aşırı cimri davranışlarını boşanma sebebi saydı. Kararda, bu davranışların eşin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu ve maddi tazminat gerektirdiği vurgulandı. Emsal niteliğindeki karar, aile hukukunda ekonomik şiddet kavramına yeni bir boyut kazandırdı.
Kararın detayları
İstanbul'da yaşayan bir çiftin boşanma davasında, kadın eşinin kendisini sürekli karanlıkta oturmaya zorladığını, kışın sadece bir odada ve sınırlı süreyle ısınmasına izin verdiğini, yemek malzemelerini kısıtlı şekilde kullandırdığını ileri sürdü. Kadın, 'bozulmasın' diye meyve ve sebze alınmadığını, temel gıda ürünlerinin küçük porsiyonlarla verildiğini iddia etti. Erkek ise savunmasında tutumluluğunun geçmişteki yokluk deneyimlerinden kaynaklandığını savundu. Yerel mahkeme boşanmaya hükmederken maddi tazminat talebini reddetti.
Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozarak, erkeğin davranışlarının eşi onur kırıcı ve ağır bir şekilde mağdur ettiğini belirtti. Kararda, 'Bir evde oturma, ısınma, beslenme gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olur. Bu tür davranışlar eşe karşı ekonomik şiddet niteliğindedir ve maddi tazminatı gerekli kılar' ifadelerine yer verildi.
Aşırı cimrilik neden boşanma sebebi?
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde eşlerden her birinin boşanma davası açabileceğini düzenler. Yargıtay, bu madde kapsamında aşırı cimriliği de kişilik haklarına saldırı olarak kabul etti. Uzmanlara göre, bir eşin gelir durumuna rağmen diğer eşin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınması, evlilik birliğinin devamını imkansız hale getirebilir. Karar, özellikle ekonomik şiddet mağduru kadınlar için emsal teşkil ediyor.
Psikolojik ve ekonomik şiddet, fiziksel şiddet kadar görünür olmasa da benzer travmalara yol açabiliyor. Yargıtay'ın bu kararı, aile içi şiddetin farklı boyutlarının hukuk sisteminde tanınması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Aşırı cimrilik gibi davranışlar, boşanma davalarında hem kusur olarak sayılacak hem de maddi tazminat sebebi oluşturacak.
Yargıtay'ın bu emsal kararı, benzer durumlardaki mağdurlara yol gösterici olurken, boşanma davalarında ekonomik şiddetin somut kanıtlarla ortaya konulmasının önemini de vurguluyor. Elektrik faturası kayıtları, alışveriş listeleri ve tanık ifadeleri gibi deliller, bu tür davaların seyrini değiştirebilir.