Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, İzmir'de görülen bir davada emlak komisyonunun ödenmesi için taraflar arasında yazılı sözleşme bulunması gerektiğine hükmetti. Karar, emlak sektöründe sözlü anlaşmalarla yürütülen komisyon uygulamalarına emsal teşkil edecek. Dava, bir emlak danışmanının, satışını gerçekleştirdiği konut için komisyon ücretinin ödenmediği iddiasıyla açtığı alacak davasıydı.
Davanın detayları
İzmir'de faaliyet gösteren bir emlak danışmanı, 2021 yılında bir müşterisine konut satışı yapılmasına aracılık etti. Satış işlemi tamamlandıktan sonra danışman, sözleşmede belirlenen komisyon bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek İzmir Tüketici Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme, danışmanın iddiasını kabul ederek komisyon bedelinin ödenmesine karar verdi. Ancak davalı taraf, kararı temyiz etti.
Yargıtay'ın gerekçesi
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinde taraflar arasında yazılı bir emlak komisyon sözleşmesi bulunmadığını tespit etti. Daire, Türk Borçlar Kanunu'nun 520. maddesi uyarınca, emlak komisyonu gibi simsarlık sözleşmelerinin geçerliliğinin yazılı şekle tabi olduğunu hatırlattı. Yazılı sözleşme olmadan komisyon talep edilemeyeceği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararda, satışa aracılık eden kişinin iddiasının ispatlanamadığı vurgulandı.
Sektöre etkisi
Emlak sektörü temsilcileri, kararın özellikle küçük ölçekli emlak danışmanlarını ve acentelerini etkileyeceğini belirtiyor. Uzmanlar, bundan sonra emlak alım-satım işlemlerinde mutlaka yazılı sözleşme yapılması gerektiğini, aksi halde komisyon alacağının hukuken korunamayacağını ifade ediyor. Karar, tüketici hakları açısından da önemli bir düzenleme getiriyor.
Bağımsız değerlendirmeye göre, Yargıtay'ın bu kararı emlak sektöründe şeffaflığı artıracak ve sözlü anlaşmalardan kaynaklanan uyuşmazlıkların önüne geçecektir. Ancak acentelerin yazılı sözleşme yapma konusunda daha dikkatli olması gerekiyor. Karar, tüketici mahkemelerinde görülen benzer davalar için de emsal niteliği taşıyor.