Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yıkılan bir binaya ilişkin davada sanık Şener Yener hakkında istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen bozma kararını hukuka aykırı bularak davanın yeniden duruşmalı görülmesine hükmetti. Karar, deprem davalarında usul kurallarının titizlikle uygulanması gerektiğini ortaya koydu.
İstinafın dosya üzerinden kararı hukuka aykırı bulundu
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanık Şener Yener hakkında Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan binaya ilişkin davada istinaf mahkemesinin dosya üzerinden verdiği bozma kararını inceledi. Daire, istinafın duruşma açmaksızın karar vermesini hukuka aykırı bularak, davanın yeniden duruşmalı olarak görülmesine karar verdi. Bu karar, sanığın savunma hakkının kısıtlanamayacağı yönünde önemli bir emsal teşkil ediyor.
Yargıtay'ın kararına göre, istinaf mahkemesinin dosya üzerinden verdiği bozma kararı, sanığın duruşmada savunma yapma hakkını ortadan kaldırıyor. Bu nedenle davanın yeniden duruşmalı olarak görülmesi gerekiyor. Karar, deprem davalarında yargılamanın seyri açısından belirleyici olacak.
Deprem davalarında usul tartışması
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde binlerce bina yıkıldı ve çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Depremzedeler ve yakınları, yıkılan binaların müteahhitleri ve sorumluları hakkında hukuki süreç başlattı. Bu davaların bir kısmı halen devam ediyor. Yargıtay'ın bu kararı, benzer davalarda istinaf mahkemelerinin nasıl hareket etmesi gerektiğine dair bir çerçeve çiziyor.
Hukukçular, istinaf aşamasında duruşma yapılmadan karar verilmesinin, Adil Yargılanma Hakkı'nın ihlali anlamına gelebileceğini belirtiyor. Yargıtay'ın bu kararı, sanık lehine bir usul güvencesi olarak yorumlanıyor. Ancak karar, depremzedeler açısından sürecin uzamasına neden olabilir.
Yeniden yargılama süreci nasıl işleyecek?
Yargıtay'ın bozma kararının ardından dosya, yeniden duruşmalı yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilecek. Mahkeme, tarafları duruşmaya çağırarak delilleri yeniden değerlendirecek. Sanık Şener Yener'in savunması alınacak ve tanıklar dinlenecek. Yeni yargılama sürecinde, istinaf mahkemesinin daha önce dosya üzerinden verdiği kararın gerekçeleri de tartışılacak.
Bu süreç, deprem davalarında yargılamanın uzamasına yol açabilir. Ancak Yargıtay, usul kurallarının tavizsiz uygulanması gerektiğini vurgulayarak, hak kaybının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Deprem davalarında genel durum
Türkiye'de 6 Şubat depremlerine ilişkin açılan davalarda bugüne kadar çeşitli kararlar verildi. Bazı davalarda müteahhitler hakkında hapis cezaları verilirken, bazı dosyalar halen istinaf veya temyiz aşamasında. Yargıtay'ın bu son kararı, deprem davalarında istinafın duruşmalı yargılama yapması gerektiğine dair bir içtihat oluşturuyor.
Depremzede aileler, adaletin sağlanması için sürecin hızlı ilerlemesini bekliyor. Ancak usul kurallarına uyulması, uzun vadede daha sağlıklı kararlar verilmesini sağlayabilir. Yargıtay'ın kararı, hem sanık hakları hem de mağdur hakları açısından dengeli bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.
Hukuk uzmanları, bu kararın benzer davalarda emsal teşkil edeceğini ve istinaf mahkemelerinin artık dosya üzerinden karar vermek yerine duruşma açması gerektiğini belirtiyor. Böylece yargılama sürecine daha fazla şeffaflık ve katılımcılık gelecek.
6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıldan fazla süre geçmesine rağmen, birçok dava halen devam ediyor. Yargıtay'ın bu kararı, yargısal süreçlerin ne kadar karmaşık olabileceğini ve usul kurallarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Depremzedeler adaletin tecellisi için sabırla beklerken, yargı organlarının da süreci hızlandırması ve mağduriyetleri gidermesi gerekiyor.
Bu karar, sadece bir davayı değil, tüm deprem davalarını etkileyebilecek nitelikte. İstinaf mahkemelerinin bundan sonra duruşmalı yargılama yapması, sanıkların savunma hakkını güçlendirecek. Ancak bu durum, davaların daha uzun sürmesine neden olabilir. Yine de hukuk devleti ilkesi gereği, usul kurallarına uyulması esastır. Yargıtay'ın bu kararı, hukukun üstünlüğünü pekiştiren bir adım olarak tarihe geçecek.