CHP'deki yolsuzluk iddialarına bir yenisi daha eklendi. Özkan Yalım, son ifadesinde Genel Başkan Özgür Özel'in 10 milyon dolarlık Sikorsky helikopter pazarlığını ve bu süreçte dönen para trafiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Yalım, "Anlattıklarım dosdoğru, WhatsApp mesajları, tanık beyanları var" diyerek iddialarını kanıtlama sözü verdi.
Genel Merkez'de gizli pazarlık
Yalım'ın ifadesine göre, CHP Genel Merkezi'nde Özgür Karabat koordinesinde yürütülen pazarlıkta, bir iş insanına ait Sikorsky marka helikopterin partinin kullanımına sunulması karşılığında Özel'in çıkar sağladığı öne sürüldü. Yalım, "Helikopterin değeri 10 milyon dolar. Bu paranın bir kısmı Özgür Özel'e peşin ödendi, kalanı ise aylık taksitlerle aktarıldı" dedi.
Lüks araç ve nakit trafiği
Yalım, sadece helikopterle sınırlı kalmayarak, Özel'in makam aracı olarak kullandığı lüks bir SUV'un da aynı iş insanı tarafından tahsis edildiğini iddia etti. "Araç bedeli 750 bin dolar. Özel bu parayı nakit olarak aldı, parti kasasına girmedi" ifadelerini kullandı. Yalım, tüm bu işlemlerin Özgür Karabat aracılığıyla yürütüldüğünü ve kendisinin de bu süreçte aracılık yaptığını itiraf etti.
Karabat'ın rolü
Özgür Karabat'ın CHP'deki görevi nedeniyle bu tür pazarlıklarda kilit isim olduğunu belirten Yalım, "Karabat, Özel'in özel kalemi gibi çalışıyor. Görüşmeleri o ayarladı, parayı o getirdi. Ben sadece tanık olarak oradaydım" dedi. Yalım, iddialarını desteklemek için WhatsApp mesaj kayıtlarını ve bazı tanık beyanlarını savcılığa sunduğunu açıkladı.
CHP'de deprem etkisi
Yalım'ın ifşaatları CHP kulislerinde bomba etkisi yarattı. Parti içinde bazı isimlerin "Bu iddialar partiyi bitirir" dediği öğrenildi. Özgür Özel ise henüz konuyla ilgili bir açıklama yapmadı. Parti sözcüsü yalnızca "Yalan haber" demekle yetindi. Ancak Yalım'ın elindeki belgelerin ortaya çıkması halinde CHP'de büyük bir kriz yaşanabileceği belirtiliyor.
Bağımsız değerlendirme
Özkan Yalım'ın iddiaları, Türkiye siyasetinde yolsuzluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi. CHP'nin şeffaflık ve hesap verebilirlik söylemleriyle çelişen bu iddialar, partinin tabanında da rahatsızlık yaratmış durumda. Yalım'ın elindeki delillerin mahkeme sürecinde nasıl değerlendirileceği merakla beklenirken, kamuoyunun bu konuda net bir yargıya varabilmesi için yargı sürecinin tamamlanması gerekiyor. Siyasi partilerin etik standartlarının sorgulandığı bu dönemde, her iddianın ciddiyetle araştırılması demokrasi adına önem taşıyor.