İstanbul'un Kadıköy ilçesinde, 24. İstanbul Onur Yürüyüşü için toplanan LGBTİ+ bireylere polis müdahale etti. Kadıköy ve Beyoğlu kaymakamlıklarının yürüyüş yasağını delmek isteyen gruba biber gazı ve fiziksel müdahale ile dağıtıldı. En az 40 kişi gözaltına alınırken, etkinlik öncesi ve sırasında çok sayıda kişi ifadeye çağrıldı.
Yasak Kararına Rağmen Toplanma
Kadıköy Kaymakamlığı, 19 Haziran'da yaptığı açıklamayla Onur Yürüyüşü'nü kamu düzeni ve güvenlik gerekçesiyle yasaklamıştı. Benzer bir yasak Beyoğlu için de alınmıştı. Buna rağmen LGBTİ+ dernekleri ve aktivistler, Kadıköy'deki bir parkta toplanarak yürüyüşe geçmek istedi. Polis, toplanma alanını ablukaya alarak gruba dağılma çağrısı yaptı. Uyarılara uymayan bazı kişilere müdahale edildi.
Gözaltına alınanlar arasında Onur Yürüyüşü'nün organizasyon komitesi üyeleri ve tanınmış aktivistler bulunuyor. İfade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilenlerden bazıları adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tepkiler ve Destek Mesajları
Müdahale, başta İstanbul olmak üzere birçok kentte protesto edildi. CHP, HDP, TİP gibi siyasi partilerin yanı sıra insan hakları örgütleri de polis şiddetini kınadı. CHP İstanbul İl Başkanı yaptığı açıklamada, "Onur Yürüyüşü barışçıl bir etkinliktir. Yasak ve müdahale kabul edilemez" dedi. Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komitesi de konuyu takip ettiğini duyurdu.
Uluslararası Af Örgütü, müdahaleyi "Türkiye'de ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı" olarak nitelendirirken, İstanbul Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, "Kamu düzenini bozmaya yönelik her türlü eyleme izin verilmeyecektir" denildi.
Geçmiş Yıllardaki Yürüyüşler
İstanbul Onur Yürüyüşü, 2003 yılından bu yana düzenleniyor. 2015 yılına kadar İstiklal Caddesi'nde yapılan yürüyüş, 2016'dan itibaren kaymakamlık yasaklarıyla karşılaştı. Her yıl farklı bir semtte toplanan grup, geniş polis önlemleri altında kısa süreli eylemler yapabiliyor. Geçtiğimiz yıl da benzer bir müdahaleyle 20 kişi gözaltına alınmıştı.
LGBTİ+ hakları savunucuları, yasakların Anayasa'nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ihlal ettiğini savunuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin daha önce benzer yasakları insan haklarına aykırı bulduğu kararlar hatırlatılıyor.
Bu yılki yürüyüş, Türkiye'de LGBTİ+ bireylere yönelik nefret suçlarının arttığı bir döneme denk geldi. Son aylarda trans bireylere yönelik saldırılar ve ayrımcı söylemler yükselişte. Aktivistle, yasakların ve müdahalenin bu iklimi daha da güçlendirdiğini ifade ediyor.