Eskişehir'de 14 yıl önce kaybolduktan 12 gün sonra cansız bedeni bulunan 2,5 yaşındaki Yakup Bozkurt'un cinayeti, anne Huriye Çiftçi'nin verdiği ifadeyle çözüldü. Soruşturma kapsamında, Çiftçi'nin eski eşi Abdurrezzak Bozkurt tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, yıllardır faili meçhul kalan bir dosyanın yeniden açılmasıyla gün yüzüne çıktı.
Olayın geçmişi: 12 günlük arama sonucu acı haber
Yakup Bozkurt, 14 yıl önce Eskişehir'de kaybolmuş, ailesinin ve güvenlik güçlerinin yoğun arama çalışmaları sonucunda 12 gün sonra cansız bedenine ulaşılmıştı. O dönemde yapılan otopsi ve ilk soruşturma, olayın failini tespit etmeye yetmedi. Dosya, delil yetersizliği nedeniyle yıllarca rafa kalktı. Ancak 14 yıl sonra, anne Huriye Çiftçi'nin gönüllü olarak verdiği ifade, soruşturmayı bambaşka bir noktaya taşıdı.
Anne Huriye Çiftçi'nin ifadesi: Eski eş Abdurrezzak Bozkurt suçlaması
Edinilen bilgilere göre Huriye Çiftçi, ifadesinde eski eşi Abdurrezzak Bozkurt'un, Yakup kaybolduktan birkaç gün sonra kendisine itirafta bulunduğunu öne sürdü. Çiftçi, Bozkurt'un çocuğu öldürdüğünü ve olayı örtbas etmeye çalıştığını iddia etti. Bu ifade üzerine harekete geçen Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, Abdurrezzak Bozkurt'u gözaltına aldı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Bozkurt, cezaevine gönderildi.
Soruşturmanın seyri: 14 yıl sonra gelen itiraf
Cinayet dosyası, anne Çiftçi'nin 14 yıl boyunca suskun kalmasının ardından neden bu kadar geç konuştuğu sorusunu gündeme getirdi. Çiftçi'nin ifadesinde, korku ve tehdit nedeniyle yıllarca sessiz kaldığını belirttiği öğrenildi. Yetkililer, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü, başka şüphelilerin de olabileceğini değerlendiriyor. Bozkurt'un ifadesi ise çelişkili beyanlar içeriyor.
Hukuki süreç ve aile için adalet arayışı
14 yıl sonra gelen bu gelişme, Yakup Bozkurt'un ailesi ve yakınları için hem umut hem de acıyı tazeledi. Aile avukatı, dosyanın yeniden açılmasıyla adaletin tecelli edeceğine inandıklarını söyledi. Eskişehir Adliyesi'nde görülecek davanın tarihi henüz netleşmedi. Abdurrezzak Bozkurt'un yargılanmasına önümüzdeki aylarda başlanması bekleniyor.
Benzer olaylar ve toplumsal yankı
Türkiye'de çocuk cinayetleri ve kaybolma vakaları, kamuoyunda derin izler bırakıyor. Yakup Bozkurt davası, yıllar sonra bile olsa adaletin sağlanabileceğini göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Uzmanlar, aile içi şiddet ve çocuk istismarı vakalarında erken müdahalenin hayati olduğunu vurguluyor. Bu tür dosyaların çözülmesi, toplumun adalete güvenini pekiştiriyor.
Yakup Bozkurt'un ölümüyle ilgili sır perdesinin 14 yıl sonra aralanması, Türkiye'deki adalet sisteminin geç de olsa işleyebildiğini gösteriyor. Ancak asıl soru, bu tür olayların önlenmesi için daha etkin bir çocuk koruma mekanizmasının neden hâlâ kurulamadığı. Anne Huriye Çiftçi'nin ifadesi, bir yandan bir cinayetin aydınlanmasını sağlarken, diğer yandan yıllarca süren sessizliğin trajedisini de gözler önüne seriyor. Adaletin yerini bulması en büyük temenni, fakat kaybedilen bir çocuğun geri gelmeyeceği gerçeği, sorumlulukların sorgulanmasını gerektiriyor.