İstanbul'da bir işyerinde çalışan iki işçi, kendi aralarında WhatsApp üzerinden yaptıkları sohbette patronları hakkında dedikodu yaptıkları iddiasıyla işten çıkarıldı. İşçilerin açtığı davada son sözü Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) söyledi. Mahkeme, çalışanların özel haberleşme araçlarıyla yaptığı gizlilik içeren kişisel görüşmelerin işyerinde olumsuzluklara yol açmadığı gerekçesiyle işe iade kararı verdi. Karar, iş hukuku alanında emsal niteliği taşıyor.
Olayın Gelişimi
Edinilen bilgilere göre, aynı işyerinde çalışan iki işçi, bir süre önce işverenleri hakkında WhatsApp üzerinden yazışmaya başladı. Bu yazışmalarda işverenin yönetim tarzı ve kişisel özellikleri üzerine eleştirel ifadeler yer aldı. Söz konusu mesajların işveren tarafından öğrenilmesi üzerine işçiler, 'işyerinde dedikodu yaymak' ve 'iş barışını bozmak' gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşçiler, işe iade talebiyle mahkemeye başvurdu.
Yerel mahkemede görülen davada işçilerin avukatları, WhatsApp yazışmalarının özel hayatın gizliliği kapsamında olduğunu ve işverenin bu mesajları delil olarak kullanamayacağını savundu. İşveren tarafı ise mesajların işyerinde huzursuzluğa neden olduğunu öne sürdü. Yerel mahkeme, ilk aşamada işçilerin işe iadesine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı.
BAM'dan Emsal Karar
Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı incelemede çalışanların kendi aralarında yaptığı gizlilik içeren kişisel görüşmelerin işyerinde somut bir olumsuzluğa yol açmadığını tespit etti. Mahkeme, işçilerin işten çıkarılmasının haklı nedene dayanmadığına hükmederek işe iade kararını onadı. Kararda, özel haberleşme uygulamaları üzerinden yapılan yazışmaların, işyeri düzenini bozmadığı sürece iş sözleşmesinin feshi için geçerli bir sebep oluşturmayacağı vurgulandı.
Kararın gerekçesinde, işçilerin birbirleriyle olan özel yazışmalarının işveren tarafından rıza dışı elde edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca, işyerinde dedikodu yapılmasının tek başına iş akdinin feshine yol açmayacağı, bunun işyerinde somut bir zarara veya düzen bozukluğuna yol açması gerektiği ifade edildi.
İş Hukuku Uzmanlarından Değerlendirme
Konuya ilişkin açıklamada bulunan iş hukuku uzmanları, kararın çalışan hakları açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Uzmanlar, özellikle dijitalleşmeyle birlikte işyeri içi iletişimin WhatsApp gibi platformlara taşındığını, bu tür yazışmaların işveren tarafından izlenmesi ve delil olarak kullanılmasının ciddi hukuki sorunlar doğurabileceğini vurguladı. Kararın, işverenlerin çalışanların özel haberleşmelerine müdahale etmemesi gerektiği yönünde bir içtihat oluşturduğu ifade edildi.
Öte yandan, işverenlerin işyerinde disiplini sağlamak için meşru denetim yetkilerini kullanabileceği, ancak bunun ölçülü olması gerektiği hatırlatıldı. Çalışanların iş dışındaki özel konuşmalarının iş akdine aykırılık teşkil etmediği sürece fesih sebebi olamayacağı belirtildi.
Kararın Olası Etkileri
Bu karar, benzer davalarda emsal teşkil edecek nitelikte. İşçilerin WhatsApp ve benzeri uygulamalar üzerinden yaptığı yazışmalar nedeniyle işten çıkarılması durumunda, mahkemelerin bu kararı dikkate alması bekleniyor. Karar, aynı zamanda işverenlerin çalışanların özel iletişimlerini izleme ve delil toplama konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini ortaya koyuyor.
Hukukçular, işverenlerin işyerinde dedikodu veya olumsuz konuşmaların önüne geçmek için öncelikle iç iletişim politikaları oluşturması ve çalışanları bu konuda bilgilendirmesi gerektiğini, aksi halde keyfi uygulamaların hukuki yaptırımlarla karşılaşabileceğini ifade ediyor.