Vergi borcu bulunan milyonlarca kişi ve işletmeyi ilgilendiren yeni yapılandırma düzenlemesi Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 2026 yılı Vergi Borcu Yapılandırma Kanunu kapsamında, belirli tarihlere kadar olan vergi borçları taksitlendirilebilecek. Peki, taksitlendirme başvuruları ne zaman başlıyor, hangi borçlar kapsamda? İşte merak edilen tüm detaylar.
Taksitlendirme başvuru tarihleri ve kapsamı
Yeni düzenleme ile 31 Aralık 2025 tarihine kadar vadesi geldiği halde ödenmemiş vergi borçları yapılandırma kapsamına alındı. Başvurular 1 Mart 2026 tarihinde başlayacak ve 31 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvurular, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın internet sitesi üzerinden veya vergi dairelerine bizzat yapılabilecek. Yapılandırma; gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV, ÖTV, motorlu taşıtlar vergisi, emlak vergisi gibi birçok vergi türünü kapsıyor. Ayrıca gecikme zamları ve faizler de yeniden hesaplanarak daha düşük bir oran üzerinden tahsil edilecek.
Ödeme planı ve avantajları
Yapılandırma kapsamında borçlar 12, 18, 24 veya 36 aya kadar taksitlendirilebilecek. Peşin ödemelerde ayrıca bir indirim uygulanacak. İlk taksit ödemesi 30 Haziran 2026 tarihine kadar yapılmalı. Taksitlerin zamanında ödenmemesi durumunda yapılandırma bozulacak ve borç aslına dönülecek. Uzmanlar, yüksek enflasyon ortamında taksitlendirmenin mükellefler için önemli bir fırsat olduğunu belirtiyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin nakit akışını rahatlatması bekleniyor. Devlet ise tahsilatını hızlandırarak bütçeye katkı sağlamayı hedefliyor.
Düzenleme, sosyal güvenlik prim borçlarını da kapsıyor mu? SGK prim borçları bu yapılandırmanın dışında tutuldu. Ancak ayrı bir genelge ile SGK borçları için de benzer bir yapılandırma bekleniyor. Vergi borcu yapılandırmasından yararlanmak isteyen mükelleflerin, başvuru süresi içinde müracaat etmeleri ve ilk taksiti süresinde ödemeleri gerekiyor. Aksi halde hak kaybı yaşanabiliyor.
Bu düzenleme, ekonomideki dalgalanmalar ve pandemi sonrası toparlanma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Mükelleflerin borç yükünü hafifletmek ve kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak amacıyla getirilen yapılandırma, geçmiş yıllardaki benzer uygulamalara göre daha esnek şartlar sunuyor. Ancak uzun vadeli bir çözüm olmaktan ziyade kısa vadeli bir rahatlama sağladığı eleştirileri de var.