ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile varılan anlaşmaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Vance, anlaşmanın iki temel ayağının Hürmüz Boğazı'nın uzun vadede ücretsiz bir şekilde açılması ve İran'ın nükleer programının sınırlandırılması olduğunu belirtti. "Beklentimiz, Hürmüz Boğazı'nın uzun vadede ücretsiz bir şekilde açılmasıdır ve bu, teknik müzakerelerde çözüme kavuşturacağımız türden bir konudur" dedi.
Anlaşmanın ilk ayağı: Hürmüz Boğazı
Vance, Hürmüz Boğazı'nın serbest geçişinin küresel enerji güvenliği için kritik olduğunu vurguladı. Boğaz, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. ABD yönetimi, İran'ın bu bölgedeki kontrolünü azaltmayı ve uluslararası deniz ticaretinin kesintisiz devam etmesini sağlamayı amaçlıyor. Vance, teknik müzakerelerde geçiş ücretleri ve güvenlik önlemleri gibi detayların ele alındığını ifade etti.
İkinci ayak: Nükleer programın sınırlandırılması
Anlaşmanın diğer temel ayağı ise İran'ın nükleer faaliyetlerinin denetlenmesi. Vance, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesinin ve stoklarının sınırlandırılması konusunda mutabakata varıldığını söyledi. Bu kapsamda, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na (IAEA) daha geniş denetim yetkileri verilmesi planlanıyor. ABD, İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemeyi ve bölgesel bir nükleer yarışın önüne geçmeyi hedefliyor.
Vance, anlaşmanın her iki taraf için de kazan-kazan olduğunu iddia etti. İran'ın ekonomik yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programında kısıtlamaya gittiğini, ayrıca Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla bölgesel ticaretin canlanacağını dile getirdi.
Müzakerelerin arka planı
ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakereler aylardır Umman'da devam ediyordu. Taraflar, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (KOEP) ABD'nin 2018'de çekilmesinin ardından yeni bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Vance, mevcut anlaşmanın KOEP'ten daha kapsamlı olduğunu, çünkü füze programı ve bölgesel istikrar gibi konuları da içerdiğini belirtti.
Anlaşmanın detayları henüz kamuoyuna tam olarak açıklanmasa da, Vance'in açıklamaları iki temel önceliği netleştirdi. Uzmanlar, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için ABD Kongresi ve İran meclisinde onay sürecinin başlayacağını tahmin ediyor.
Son olarak Vance, anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından bir dönüm noktası olduğunu ve Orta Doğu'da kalıcı barışa katkı sağlayacağını söyledi. Ancak İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölge ülkelerinin anlaşmaya çekinceli yaklaştığı biliniyor. Türkiye'nin ise Hürmüz Boğazı'nın serbest geçişi konusunda endişeleri olduğu, ancak nükleer programın sınırlandırılmasını olumlu karşıladığı ifade ediliyor.