Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf üniversitelerinde 2026-2027 eğitim-öğretim yılı ara sınıf öğrenim ücretlerine yapılacak zam oranını yüzde 25 olarak belirledi. Bu oranın üzerinde artış yapan üniversiteler hakkında soruşturma başlatılacağı duyuruldu. Karar, kayıt yenileme işlemlerini bekletme kararı alan bazı üniversitelere de uyarı niteliği taşıyor.
Zam sınırı ve uygulama takvimi
YÖK'ün yeni düzenlemesine göre, vakıf üniversiteleri 2026-2027 akademik yılı için ara sınıf öğrenim ücretlerine en fazla yüzde 25 oranında zam yapabilecek. Bu oran, bir önceki yılın ücreti üzerinden hesaplanacak. YÖK, sınırın aşılması durumunda ilgili üniversiteler hakkında idari ve hukuki süreç başlatılacağını belirtti. Ayrıca, kayıt yenileme döneminde öğrencilerden yüksek ücret talep eden ya da işlemleri geciktiren kurumların denetleneceği ifade edildi.
Arka plan ve gerekçe
Geçtiğimiz yıllarda bazı vakıf üniversitelerinin yıllık ücret artışlarının sürdürülebilir olmadığı yönünde şikayetler artmıştı. Özellikle pandemi sonrası enflasyonist baskı altında, öğrenci velileri ve sivil toplum kuruluşları, ücret artışlarına bir düzenleme getirilmesi çağrısında bulunmuştu. YÖK, bu talep doğrultusunda vakıf yükseköğretim kurumlarının bütçe disiplinini korumasını ve öğrencilerin mağduriyet yaşamamasını hedeflediğini açıkladı.
Vakıf üniversitelerinin tepkisi
Vakıf üniversiteleri yöneticileri, yüzde 25 sınırının bazı kurumlar için mali açıdan zorlayıcı olabileceğini dile getirse de, düzenlemenin sektörde istikrar sağlayacağını kabul ediyor. Öte yandan, YÖK'ün bu kararı, özel üniversitelerin kayıt yenileme sürecini bahane ederek öğrencilerden ek ücret talep etmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan eğitim uzmanı Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, "YÖK'ün bu hamlesi, kısa vadede öğrenci velilerini rahatlatırken, vakıf üniversitelerinin alternatif gelir modelleri geliştirmesini teşvik edebilir. Ancak sınırlamanın uzun vadede eğitim kalitesine etkisini görmek için birkaç dönem beklemek gerekecek" dedi.
Kararın, YÖK'ün vakıf üniversiteleri üzerindeki denetim yetkisini pekiştirdiği yorumları yapılıyor. Geçmişte benzer düzenlemelerin, özellikle devlet üniversitelerine yapılan zamları sınırlama konusunda etkili olduğu hatırlatılıyor. Bu adım, beraberinde yeni bir tartışmayı getirebilir: Özel üniversitelerin otonomisi devlet müdahalesi ile ne ölçüde sınırlanmalı?