Ulusal Tarım Gıda Birliği (UTGB) Genel Sekreteri Erdem Ak, Türkiye’de tarımın geleceğinin küçük aile işletmelerinin korunması, üreticilerin güçlü bir örgütlenme modeli içinde bir araya gelmesi ve tarım, gıda ile çevre politikalarının bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini söyledi. Ak, son dönemde artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları karşısında üreticilerin tek başına ayakta kalmasının zor olduğunu belirterek, ortak akıl ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Küçük aile işletmelerinin korunması şart
Erdem Ak, yaptığı açıklamada Türkiye’de tarımsal üretimin büyük kısmını küçük aile işletmelerinin gerçekleştirdiğini anımsatarak, bu yapının korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda toplumsal bir gereklilik olduğunu ifade etti. "Küçük çiftçilerimiz binlerce yıllık bilgi birikiminin taşıyıcısıdır. Onları kaybetmek demek, gıda güvenliğimizi ve kırsal kültürümüzü tehlikeye atmak demektir" dedi. Ak, bu işletmelerin desteklenmesi için örgütlenme modelinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güçlü örgütlenme modeli
UTGB Genel Sekreteri, üreticilerin daha güçlü bir şekilde bir araya gelmesi gerektiğini belirterek, "Tarımsal üretimde ölçek ekonomisine ulaşmak, pazarlık gücünü artırmak ve girdi maliyetlerini düşürmek ancak güçlü bir örgütlenme ile mümkün" diye konuştu. Ak, mevcut kooperatif ve birliklerin daha etkin hale getirilmesi, üretici birliklerinin yasal olarak güçlendirilmesi ve sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. "Ortak akıl ile hareket edilmezse, her üretici kendi başına piyasa koşullarına karşı savunmasız kalır" uyarısında bulundu.
Bütüncül politika çağrısı
Erdem Ak, tarım, gıda ve çevre politikalarının birbirinden bağımsız değil, bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini ifade etti. "Tarımı sadece üretim olarak görmemeliyiz. Üretim yöntemleri toprağı, suyu ve biyolojik çeşitliliği doğrudan etkiliyor. Bu nedenle tarım politikaları çevre politikaları ile uyumlu olmalı" dedi. Ak, mevcut durumda tarım, gıda ve çevre alanlarında ayrı ayrı yürütülen politikaların birbiriyle çelişebildiğini, oysa aynı masa etrafında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Türkiye’nin tarımsal planlama ve destekleme sistemini yeniden yapılandırması şart" diyen Ak, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir politika çerçevesi oluşturulması için ortak akla ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.
Ekonomik krizde tarımın durumu
Son yıllarda yükselen enflasyon, girdi fiyatlarındaki artış ve düşük alım fiyatları nedeniyle çiftçilerin zor durumda olduğu biliniyor. TÜİK verilerine göre tarımsal üretici fiyat endeksi bir yılda yüzde 40’ın üzerinde artarken, çiftçilerin borç yükü milyarlarca lirayı aşmış durumda. Bu tablo karşısında birçok üretici, tarlasını satmayı veya kentlere göç etmeyi düşünüyor. UTGB’nin çağrısı, tam da bu noktada önem kazanıyor: "Çiftçi ayakta durursa, gıda güvenliğimiz garanti altında olur."
Türkiye’nin tarım potansiyelinin yüksek olduğunu ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu belirten Erdem Ak, "Sorunlar büyük, ama çözümler de ortak akılda gizli. Üretici örgütlenirse, politikalar bütüncül olursa, bu ülkenin tarımı her zorluğu aşar" dedi.
Değerlendirme
UTGB Genel Sekreteri’nin bu çıkışı, tarım sektöründe yıllardır süregelen yapısal sorunlara dikkat çekiyor. Küçük aile işletmelerinin korunması, güçlü örgütlenme ve bütüncül politika talepleri, aslında sektörün temel meselelerine işaret ediyor. Ancak bu hedeflere ulaşmak için sadece üreticilerin değil, politika yapıcıların da ortak akla yönelmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde, hükümetin bu çağrılara ne ölçüde yanıt vereceği ve somut adımlar atıp atmayacağı merak konusu.