CHP'de yargının mutlak butlan kararı sonrası başlayan arınma süreci, yeni görevden alma ve atama kararlarıyla devam ediyor. Parti yönetimi, 8 il başkanını daha görevden alarak yerlerine geçici atamalar yaptı. Bu kararlarla birlikte, CHP'de son bir ayda görevden alınan il başkanı sayısı 20'yi aştı.
Değişiklik Yapılan İller
CHP Genel Merkezi, aralarında Adana, Antalya, Bursa, Gaziantep, İzmir, Konya, Mersin ve Trabzon'un da bulunduğu 8 ilde il başkanlarını değiştirdi. Yeni atanan il başkanlarının, önümüzdeki günlerde mazbatalarını alarak göreve başlaması bekleniyor. Parti kaynakları, değişikliklerin örgütteki uyumu artırmak ve seçimlere daha güçlü hazırlanmak amacıyla yapıldığını belirtti.
Arınma Sürecinin Perde Arkası
Yargıtay'ın, CHP'nin 2019'daki kurultayının mutlak butlan olduğuna karar vermesi, partide yeniden yapılanma sürecini başlatmıştı. Bu kararın ardından Genel Başkan Özgür Özel, "partiyi yeniden ayağa kaldırmak" için kapsamlı bir revizyon yapılacağını duyurmuştu. İlk etapta 12 il başkanı görevden alınmış, şimdi de 8 il başkanı daha değiştirilmiş oldu. Süreçte, özellikle önceki yönetimlerle bağlantılı olduğu düşünülen isimlerin tasfiye edildiği yorumları yapılıyor.
Parti İçi Tepkiler
Görevden almalara bazı parti içi gruplardan tepki gelirken, genel merkez kararlılık mesajı veriyor. CHP Sözcüsü, yaptığı açıklamada "Partimizde hiç kimse dokunulmaz değildir. Liderimizin vizyonuna uygun olmayan, örgüt disiplinini zayıflatan herkesle yolumuzu ayırmaya devam edeceğiz" dedi. Öte yandan, bazı muhalif isimler bu durumun parti içi demokrasiyi zedelediğini savunuyor.
Seçim Hazırlıkları
CHP, bir yandan da yerel seçimlere hazırlanıyor. Yeni atanan il başkanlarının, özellikle büyükşehirlerde örgütlenme ve seçim starteijilerini güçlendirmesi bekleniyor. Parti yönetimi, il başkanlarından sahada aktif çalışma ve üye kaydını artırma yönünde talimatlar aldı. Önümüzdeki haftalarda daha fazla ilde değişiklik olabileceği konuşuluyor.
CHP'deki bu köklü değişim, partinin yaklaşan seçimlerde nasıl bir performans göstereceği konusunda soru işaretleri yaratırken, Özgür Özel yönetiminin parti üzerindeki hakimiyetini pekiştirdiği şeklinde yorumlanıyor.