Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi. Şirketin cirosu, geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artışla 63 milyar TL'ye ulaştı. Açıklanan sonuçlara göre, şirket faiz, amortisman ve vergi öncesi kar (FAVÖK) marjını %13 seviyesinde gerçekleştirdi. Bu performans, Ülker'in istikrarlı büyümesini ve operasyonel verimliliğini gözler önüne seriyor.
Güçlü Büyüme Performansı
Ülker'in ilk yarı cirosu, enflasyonun yüksek seyrettiği bir dönemde reel bir büyümeye işaret ediyor. Şirketin cirosu, geçen yılın aynı döneminde 52 milyar TL olarak kaydedilmişti. Bu yılki 63 milyar TL'lik ciro, yıllık bazda %21'lik bir artışa denk geliyor. Büyümede, iç pazardaki satışların yanı sıra ihracat gelirlerindeki artışın da etkili olduğu belirtiliyor. Ülker, özellikle Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında güçlü bir talep görmeye devam ediyor.
Kârlılıkta İstikrar
Şirketin FAVÖK marjı %13 olarak açıklanırken, geçen yılki marj %12 seviyesindeydi. Bu iyileşme, maliyet kontrolü ve ürün karmesindeki olumlu değişimden kaynaklandı. Ülker'in net kârı ise 7,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yılın ilk yarısında 6,2 milyar TL idi. Net kârdaki artış, faaliyet giderlerinin kontrol altında tutulması ve finansman giderlerinin azalmasıyla desteklendi.
Yatırım ve İhracat Odaklı Strateji
Ülker, büyüme stratejisi kapsamında kapasite artırımı ve inovasyon yatırımlarına devam ediyor. Şirket, son dönemde üretim tesislerine yaptığı yatırımlarla kapasitesini artırdı ve yeni ürün gruplarında çeşitlendirmeye gitti. Özellikle sağlıklı atıştırmalık segmentine yapılan yatırımlar, ihracat gelirlerinin artmasına katkı sağladı. Ülker'in ihracatı, toplam cironun %35'ini oluşturuyor. Şirket, önümüzdeki dönemde bu oranı %40'a çıkarmayı hedefliyor.
Sektör ve Piyasa Etkileri
Ülker'in güçlü finansal sonuçları, gıda sektörüne olan güveni artırdı. Borsa İstanbul'da işlem gören şirketin hisseleri, sonuçların açıklanmasının ardından pozitif bir seyir izledi. Analistler, Ülker'in istikrarlı büyümesinin devam edeceğini ve şirketin sektördeki lider konumunu koruyacağını öngörüyor. Ayrıca, şirketin kârlılık oranlarının sektör ortalamasının üzerinde olması, yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor.
Ülker'in bu başarısı, Türk gıda sektörünün küresel rekabetteki gücünü de ortaya koyuyor. Şirket, yenilikçi ürünler ve güçlü marka portföyüyle hem iç pazarda hem de dış pazarda büyümeyi sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde, enflasyonun etkisi ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların şirketin performansını etkilemesi bekleniyor. Ancak Ülker'in esnek iş modeli ve güçlü mali yapısı, bu zorlukların üstesinden gelmesini sağlayacak gibi görünüyor.