Rus işgali altındaki Ukrayna'nın Oleşki kentinde mahsur kalan sivil halk, temel gıda ve su kaynaklarından yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Bölgede yiyecek stoklarının tükenmesiyle birlikte insanlar, bahçelerinde yetişen otlarla beslenmek zorunda kalıyor. Su temini ise neredeyse tamamen kesilmiş durumda; içme suyu bulmak için kuyulara ve yağmur suyuna başvuruluyor.
Hayatta Kalma Mücadelesi: Ot ve Yağmur Suyu
Oleşki'de mahsur kalanlar, günlerini bahçelerden topladıkları ısırgan otu, karahindiba ve diğer yenilebilir yabani otlarla geçiriyor. Yerel kaynaklara göre, kentteki marketler ve depolar çoktan yağmalanmış, kalan az miktardaki erzak ise fahiş fiyatlarla satılıyor. Halk, çocuklarını doyurabilmek için çareyi doğada bulmakta arıyor. İçme suyu sıkıntısı ise daha da kritik boyutlarda; şebeke suyu haftalardır akmıyor, insanlar yağmur sularını bidonlarda biriktirerek kullanıyor.
Bölgeden gelen bilgilere göre, Rus askerleri zaman zaman insani yardım konvoylarının geçişine izin vermiyor. Bu durum, bölgede yaşayan sivillerin açlık ve susuzlukla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Oleşki'ye ulaşmakta zorluk çekiyor; çatışmalar ve güvenlik endişeleri nedeniyle yardımların büyük bir kısmı hedefe ulaşamıyor.
İnsani Koridor Çağrıları Sonuçsuz Kalıyor
Ukrayna hükümeti ve uluslararası kuruluşlar, Oleşki ve çevresindeki yerleşim yerlerine insani koridor açılması için çağrılarını yineliyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil. Birleşmiş Milletler verilerine göre, savaşın başlangıcından bu yana Ukrayna genelinde milyonlarca insan yerinden edildi ve yüz binlerce kişi temel ihtiyaçlara erişemiyor. Oleşki özelinde ise durum, kuşatma altındaki diğer bölgelere kıyasla daha da vahim bir hal almış durumda.
Uzmanlar, kentteki gıda ve su krizinin önümüzdeki günlerde daha da kötüleşebileceği uyarısında bulunuyor. Mevcut koşullar altında, insanların uzun süre hayatta kalması için acil yardım ulaştırılması şart. Aksi takdirde, ölüm oranlarında ciddi bir artış yaşanabilir. Bölgedeki sağlık hizmetleri de çökmüş durumda; hastanelerde ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada.
Oleşki'de yaşananlar, savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun acil müdahalesi olmadan, bölgedeki insani felaketin boyutları daha da büyüyecek gibi görünüyor.