Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Schengen vize başvurularında yaşanan sorunlara dikkat çekerek, Türk vatandaşlarının henüz başvuru yapamadan sistem dışı kaldığını belirtti. Bağlıkaya, acil durumlarda randevu bedelinin 1000 Avro’ya kadar çıktığını ifade etti.
Randevu krizi derinleşiyor
TÜRSAB Başkanı, vize başvuru sürecinde yaşanan aksaklıkların Türk vatandaşlarını mağdur ettiğini söyledi. Özellikle yaz aylarında artan talep nedeniyle randevu bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini vurgulayan Bağlıkaya, “Vatandaşlarımız aylar öncesinden randevu almaya çalışıyor ancak birçok kişi başvuru yapamıyor. Bu durumda acil durumlar için belirlenen ücretler fahiş seviyelere ulaşıyor” dedi.
Acil durum ücretleri spekülatif
Bağlıkaya, normal şartlarda 80 Avro olan Schengen vize harç ücretinin yanı sıra, acil randevu hizmeti için bazı aracı firmaların 1000 Avro’ya varan taleplerde bulunduğunu aktardı. Bu durumun özellikle iş seyahati ve sağlık gibi acil durumlarda vatandaşların cebini yaktığını dile getiren Bağlıkaya, “Sistemdeki aksaklıklar fırsatçılığa yol açıyor. Devletin bu konuda acil önlem alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Çözüm önerileri
TÜRSAB, Schengen ülkeleriyle yapılan anlaşmaların gözden geçirilmesini ve randevu sisteminin daha adil hale getirilmesini talep ediyor. Bağlıkaya, “Vize başvuru sürecinde dijital dönüşüm hızlandırılmalı, randevu sayıları artırılmalı ve fahiş ücretlerin önüne geçilmeli” dedi.
Arka plan ve bağlam
Schengen vize başvurularında yaşanan sıkıntılar, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize serbestisi müzakerelerinin durma noktasına gelmesiyle daha da belirgin hale geldi. Türk vatandaşları, artan başvuru ücretleri ve uzun bekleme süreleri nedeniyle seyahat planlarını ertelemek zorunda kalıyor. Sektör temsilcileri, bu durumun turizm ve iş dünyasını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
TÜRSAB’ın açıklamaları, hükümetin vize sorununa yönelik somut adımlar atması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Vatandaşların karşılaştığı bu zorluklar, hem ekonomik hem de toplumsal sonuçlar doğuruyor. Yetkililerin, fırsatçılığı önleyici düzenlemeler yapması ve diplomatik kanalları harekete geçirmesi bekleniyor.