Türk vatandaşlarının Schengen vizesi almak için yoğun olarak kullandığı Balkan ülkeleri, son dönemde uygulamaları sıkılaştırdı. Özellikle Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp ve Sırbistan'ın başkenti Belgrad'daki konsolosluklar, vize başvurularında randevu bulmayı neredeyse imkansız hale getirdi. Türkiye'den yapılan başvuruların büyük kısmı bu iki şehir üzerinden gerçekleşiyordu.
Randevu krizi büyüyor
Son aylarda Üsküp ve Belgrad'daki Schengen temsilciliklerinde randevu almak neredeyse imkansızlaştı. Randevu takvimleri aylar öncesinden doluyor, bazen haftalarca boş slot çıkmıyor. Acenteler aracılığıyla yapılan başvurularda ücretler katlanırken, bireysel başvurularda süreç belirsizliğini koruyor. Yetkililer, başvuru yoğunluğunun artmasının başlıca nedenlerinden birinin Türk vatandaşlarının bu ülkeleri tercih etmesi olduğunu belirtiyor.
Schengen vizelerindeki değişim
Avrupa Birliği, Schengen vizesi başvurularında daha sıkı kurallar uygulamaya başladı. Özellikle Türkiye gibi yüksek riskli ülkelerden gelen başvurularda ret oranları yükseliyor. Balkan ülkeleri, AB üyesi olmamalarına rağmen bazı Schengen ülkelerinin konsolosluk hizmetlerini üstleniyor. Bu durum, Türk vatandaşlarının daha kolay vize alabilmek için bu ülkeleri tercih etmesine yol açıyordu. Ancak artan başvuru sayısı ve sıkılaşan prosedürler, bu kapıyı neredeyse kapatmış durumda.
Alternatif arayışları
Yaşanan sorunlar nedeniyle Türk vatandaşları, Schengen vizesi için alternatif güzergahlar aramaya başladı. Macaristan, Polonya ve Çekya gibi Doğu Avrupa ülkeleri de yoğun başvuru alıyor. Ancak bu ülkelerde de randevu bulmak zorlaştı. Uzmanlar, Türkiye'den Schengen vizesi almanın giderek zorlaştığını ve başvuru sahiplerinin en az 3-4 ay önceden plan yapması gerektiğini vurguluyor.
Bağlam ve değerlendirme
Schengen vizesi başvurularındaki bu sıkılaşma, Türkiye-AB ilişkilerindeki genel gerginliğin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. AB'nin vize kolaylığı vaatleri uzun süredir rafa kalkmış durumda. Öte yandan Türk vatandaşlarının bu ülkelere yönelmesi, vize başvurularında Balkan ülkelerinin bir tür "arka kapı" olarak görülmesine neden oluyor. Ancak uygulanan yeni tedbirler, bu yolu fiilen kapatmış durumda. Önümüzdeki dönemde başvuru sayılarındaki düşüşün devam etmesi bekleniyor.