Türkiye ile Suriye arasındaki ticari ilişkilerde belirgin bir ivme yakalandı. Türkiye'nin Suriye'ye 2026 yılının ocak-haziran dönemindeki ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26,4 oranında artış göstererek 1 milyar 284 milyon 328 bin dolar seviyesine yükseldi. Veriler, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştiğine işaret ederken, söz konusu artışın arkasında yeni ticaret anlaşmaları ve sınır kapılarının daha etkin kullanımı gibi faktörler öne çıkıyor.
İhracat Artışının Arkasındaki Dinamikler
Artış oranı dikkat çekici olmakla birlikte, rakamsal büyüklük de önemli bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. 2025 yılının aynı döneminde 1 milyar 16 milyon dolar civarında olan ihracat, bu yıl itibarıyla 1,28 milyar doları geçmiş durumda. İhracatın başlıca kalemleri arasında gıda ürünleri, tekstil, inşaat malzemeleri ve makine ekipmanları yer alıyor. Özellikle savaş sonrası yeniden imar sürecine giren Suriye'nin talepleri, Türk firmaları için ciddi bir pazar oluşturuyor.
Uzmanlar, bu artışın sürdürülebilir olması için lojistik altyapının güçlendirilmesi ve gümrük prosedürlerinin kolaylaştırılması gerektiğini vurguluyor. Türkiye'nin Suriye'ye yönelik ihracatında en büyük paya sahip iller arasında Gaziantep, İstanbul ve Mersin başı çekiyor. Sınır kapılarından yapılan sevkiyatların hacmi, özellikle Cilvegözü ve Karkamış gibi noktalarda belirgin şekilde arttı.
Geleceğe Dönük Beklentiler
Önümüzdeki dönemde, Suriye'deki istikrar ortamına paralel olarak ticaret hacminin daha da büyümesi bekleniyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Suriye pazarında faaliyet gösteren firma sayısı 2025'e kıyasla yüzde 15 arttı. Bu durum, uzun vadede ihracat rakamlarına olumlu yansıyacak bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak bölgedeki siyasi gelişmeler ve olası ticaret engelleri, büyüme hızını etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor.
Türkiye'nin Suriye'ye yönelik ihracatındaki bu artış, iki ülke arasındaki ekonomik bağların güçlenmesi açısından anlamlı bir gösterge. Savaş sonrası normalleşme sürecinin ticari boyuta da yansıması, bölge ekonomileri için umut verici. Ancak, ithalatçı ülkedeki talep dalgalanmaları ve finansman sorunları, dış ticaret dengesini korumak için dikkatle izlenmesi gereken konular arasında.
Sonuç olarak, Türkiye'nin Suriye pazarındaki varlığı giderek güçlenirken, bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. Ekonomik iş birliğinin derinleşmesi, her iki ülke için de karşılıklı fayda sağlayacak bir sinerji yaratabilir.