İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, Türkiye'nin uluslararası eğitim göstergelerinde son yıllarda önemli bir gelişim gösterdiğini bildirdi. Tanrıkulu, özellikle PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçlarının bu ilerlemeyi net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Türkiye'nin 2015'te 44, 2018'de 42 olan sıralamasının 2022'de 35'e yükseldiğini belirten Tanrıkulu, bu başarının eğitim politikalarındaki reformların bir sonucu olduğunu ifade etti.
PISA Başarısının Arkasındaki Faktörler
Doç. Dr. Tanrıkulu, Türkiye'nin PISA'daki başarısının tesadüf olmadığını belirterek, "Son 10 yılda eğitim müfredatında yapılan yenilikler, öğretmen eğitimine verilen önem ve teknolojik altyapı yatırımları bu başarının temel taşlarıdır. Özellikle dijital okuryazarlık derslerinin müfredata eklenmesi ve okulların akıllı tahtalarla donatılması öğrencilerin problem çözme yeteneklerini geliştirdi" dedi. Tanrıkulu, 2022 PISA sonuçlarına göre Türkiye'nin fen bilimleri ve matematik alanlarında OECD ortalamasına yaklaştığını, okuma becerilerinde ise OECD ortalamasının üzerine çıktığını sözlerine ekledi. Erkek öğrencilerin matematik ve fende kız öğrencileri geride bırakmasına rağmen, kız öğrencilerin okuma alanında daha yüksek puan aldığını belirtti.
Bölgesel Farklılıklar ve Gelecek Hedefleri
Eğitimdeki ilerlemeye rağmen bölgesel farklılıkların hala devam ettiğini ifade eden Tanrıkulu, "Marmara ve İç Anadolu bölgelerindeki okullar daha yüksek puan alırken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde puanlar daha düşük seyrediyor. Bu farkın kapatılması için dezavantajlı bölgelere yönelik özel destek programları hayata geçirilmeli" dedi. Doç. Dr. Tanrıkulu, 2030 yılına kadar Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında ilk 20'ye girmesini hedeflediklerini belirterek, "Bu hedefe ulaşmak için öğretmen maaşlarının iyileştirilmesi, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. Tanrıkulu, ayrıca veli katılımının artırılması ve okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesinin de başarıyı artıracağını sözlerine ekledi.
Sonuç olarak, Türkiye'nin PISA karnesi eğitim alanında kaydedilen ilerlemeyi teyit etse de, sürdürülebilir başarı için kapsamlı politikalara ihtiyaç duyulduğu açık. Bölgesel eşitsizlikleri azaltacak, öğretmen kalitesini artıracak ve okul öncesi eğitime yatırım yapacak adımlar atılmadığı takdirde bu başarının kalıcı olması zor gözüküyor. Eğitim reformlarının kararlılıkla devam ettirilmesi, Türkiye'nin uluslararası rekabet gücünü artırması açısından kritik önem taşıyor.