Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Bosphorus Diplomasi Forumu'nun son gününde düzenlenen "Tarihin Işığında Diplomasi" panelinde gençlerle bir araya geldi. Afyoncu, Türkiye'nin demografik yapısına dikkat çekerek, ülkenin geleceği için en az üç çocuk sahibi olunması gerektiğini ifade etti. Panelde ayrıca tarih, diplomasi ve gençlik konularında önemli değerlendirmelerde bulunuldu.
Demografik Değişim ve Türkiye'nin Geleceği
Prof. Dr. Erhan Afyoncu, panelde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin nüfus yapısının hızla yaşlandığına ve bu durumun ülkenin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti. Afyoncu, "Türkiye'nin geleceği için 3 çocuk şart. Aksi takdirde nüfusumuz yaşlanacak ve ülkemiz uluslararası alanda güç kaybedecek" dedi. Afyoncu, genç nüfusun ülkenin en büyük gücü olduğunu ve bu gücün korunması gerektiğini vurguladı.
Afyoncu, tarihsel perspektiften değerlendirmelerde bulunarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasında nüfus yapısının önemine işaret etti. "Geçmişte nüfusumuzun azalması büyük sorunlara yol açtı. Şimdi aynı hatayı yapmamalıyız" ifadelerini kullandı.
Diplomasi ve Gençlerin Rolü
Panelde, diplomasinin önemi ve gençlerin bu alandaki rolü de ele alındı. Afyoncu, gençlerin tarih bilinciyle donanmış olmaları gerektiğini belirterek, "Diplomasi, geçmişi bilmek ve geleceği şekillendirmek için önemli bir araçtır" dedi. Gençlerin Türkiye'nin vizyonuna katkı sağlamaları için tarih, kültür ve dil gibi alanlarda donanımlı olmaları gerektiğini söyledi.
Afyoncu, üniversitelerde verilen eğitimin de bu hedeflere yönelik olması gerektiğini ifade etti. "Gençlerimiz sadece mesleki bilgiyle değil, aynı zamanda tarih bilinciyle de yetişmeli. Ancak o zaman Türkiye, yarınlarında daha güçlü olacaktır" şeklinde konuştu.
Nüfus Politikaları ve Küresel Örnekler
Türkiye'nin nüfus politikaları son yıllarda sıkça tartışılıyor. Artan yaşlı nüfus ve azalan doğum oranları, hükümeti yeni önlemler almaya itiyor. Devletin açıkladığı teşviklerin yetersiz olduğunu düşünen Afyoncu, bu konuda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini söyledi. "Devletin teşvikleri kadar, vatandaşların bu konudaki duyarlılığı da önemli. Aileler, çocuk sahibi olmanın sadece maddi bir yük değil, ülkeye yapılan bir yatırım olduğunu görmeli" dedi.
Küresel ölçekte benzer sorunlar yaşayan ülkeler bulunuyor. Japonya, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde nüfus azalması ve yaşlanma sorunu, ekonomik büyümeyi ve sosyal güvenlik sistemlerini tehdit ediyor. Bu ülkeler, göç politikaları ve doğum teşvikleriyle bu sorunu çözmeye çalışıyor. Afyoncu, Türkiye'nin bu ülkelerden ders çıkarması gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin genç nüfus dinamizmi, uzun yıllardır ekonomik büyümesinin itici gücü oldu. Ancak yaşlanan nüfus, önümüzdeki yıllarda bu avantajın kaybolabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle uzmanlar, doğum oranlarını artırmaya yönelik politikaların yanı sıra, kadınların iş gücüne katılımının teşvik edilmesi ve aile desteği gibi konularda da adımlar atılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Prof. Dr. Erhan Afyoncu'nun paneldeki konuşması, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Panel, gençlerin soruları ve katılımıyla interaktif bir şekilde devam etti. Afyoncu, gençlere tarih okumalarını ve araştırma yapmalarını tavsiye ederek, "Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez" dedi.