Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen Dış Ticaret Beklenti Anketi'nin 2026 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin sonuçları açıklandı. Ankete göre ihracat beklenti endeksi, bir önceki döneme kıyasla belirgin bir artış gösterdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ekonomi Bakanlığı'nın da katkılarıyla hazırlanan anket, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde ihracatçı firmaların beklentilerindeki iyimserliği ortaya koydu.
Endeks Değerindeki Artışın Nedenleri
Endeksteki yükselişte, küresel talepteki kısmi toparlanma, lojistik maliyetlerindeki azalış ve Avrupa Birliği ile olan ticari ilişkilerdeki normalleşme etkili oldu. Otomotiv, tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki siparişlerin artması da endeksin yükselmesinde önemli rol oynadı. Anket sonuçlarına göre ihracatçıların yüzde 45'i üçüncü çeyrekte ihracatlarının artacağını öngörüyor.
Sektörel Değerlendirmeler
Otomotiv sektörü temsilcileri, elektrikli araç dönüşümü ve yeni pazarlara açılımın ihracat hacmini olumlu etkileyeceğini belirtti. Tekstil sektöründe ise sürdürülebilir üretim trendleri ve katma değerli ürünlere yönelim ihracat beklentilerini artırdı. Kimya ve makine sektörlerinde de benzer bir iyimserlik hakim.
Ekonomist Yorumları
Ekonomistler, endeksteki artışın Türkiye'nin cari açığını azaltma çabalarına olumlu yansıyacağını ifade ediyor. Ancak jeopolitik riskler ve döviz kuru dalgalanmalarının önümüzdeki dönemde ihracat performansı üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısı yapılıyor. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının yurt içi talebi sınırlamasına rağmen, ihracat odaklı büyüme stratejisinin sürdüğü görülüyor.
Gelecek Dönem Beklentileri
Ticaret Bakanlığı yetkilileri, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme yatırımlarının ihracat rekabetçiliğini artırmaya devam edeceğini vurguladı. Özellikle Anadolu'daki KOBİ'lerin ihracata katılımının teşvik edilmesiyle birlikte 2026 yılı sonu itibarıyla ihracat rakamlarında daha belirgin artışlar bekleniyor.
Beklenti anketi, ekonominin önemli bir dinamiği olan ihracatın yönünü belirlemede kritik bir gösterge olarak kabul ediliyor. Üçüncü çeyreğe dair bu olumlu tablo, yıl sonu hedefleri açısından umut verirken, küresel ekonomideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiği de unutulmamalı.