Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı verilerine göre, ülke genelinde yapay zeka teknolojilerinin kullanımı önemli ölçüde arttı. Üretken yapay zeka kullanan bireylerin oranı bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki kat artarak yüzde 37,6'ya ulaşırken, yapay zeka teknolojilerinden herhangi birini kullanan girişimlerin oranı yüzde 14 olarak kaydedildi. Bu artış, dijital dönüşümün hem bireysel hem de kurumsal düzeyde hız kazandığını gösteriyor.
Bireysel Kullanımda Gençler Öncü
TÜİK'in araştırmasına göre, yapay zeka kullanımında en yüksek oran 16-24 yaş grubundaki bireylerde görüldü. Gençler, üretken yapay zeka araçlarını eğitim, sosyal medya ve günlük yaşamlarında yoğun olarak kullanıyor. Uzmanlar, bu yaş grubunun teknolojiye adaptasyonunun hızlı olmasının yanı sıra, dijital yerli olarak adlandırılan kuşağın yapay zeka ile iç içe büyümesinin etkili olduğunu belirtiyor.
Öte yandan, 25-54 yaş aralığındaki bireylerde de yapay zeka kullanımının arttığı, ancak 55 yaş üstü grupta kullanımın daha sınırlı kaldığı gözlemlendi. Bu durum, dijital uçurumun yaşlı nüfus üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koyuyor.
Girişimlerde Yapay Zeka Daha Çok Pazarlama ve Satışta
Girişimler tarafındaki tablo ise yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonunun henüz başlangıç aşamasında olduğunu gösteriyor. Yapay zeka teknolojilerini kullanan girişimlerin oranı yüzde 14'te kalırken, bu teknolojilerin en yaygın kullanım alanı pazarlama ve satış oldu. İşletmeler, müşteri segmentasyonu, kişiselleştirilmiş reklamcılık ve satış tahminleme gibi konularda yapay zekadan faydalanıyor.
Pazarlama ve satışı, sırasıyla üretim ve lojistik, insan kaynakları ve finansal yönetim takip ediyor. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yapay zeka yatırımlarında maliyet ve uzmanlık eksikliği nedeniyle geride kaldığı, büyük ölçekli firmaların ise daha hızlı adapte olduğu belirtiliyor.
Yapay Zeka Ekonomiye Katkı Sağlıyor
Yapay zeka kullanımındaki artış, Türkiye ekonomisi için de stratejik bir önem taşıyor. Verimlilik artışı, maliyet azaltma ve yenilikçi iş modelleri yaratma potansiyeli, yapay zekanın ekonomiye olan katkısını artırıyor. Ancak, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve altyapı yatırımları konusunda atılması gereken adımlar bulunuyor.
Hükümetin dijital dönüşüm ve yapay zeka stratejileri kapsamında attığı adımlar, önümüzdeki yıllarda kullanım oranlarının daha da artmasını sağlayabilir. Özellikle eğitim ve Ar-Ge faaliyetlerine yapılacak yatırımlar, Türkiye'nin yapay zeka alanında rekabet gücünü artırabilir.
Gelecek Dönemde Beklentiler
Uzmanlar, 2027 ve sonrasında yapay zeka kullanımının hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ivme kazanarak devam edeceğini öngörüyor. Üretken yapay zeka araçlarının çeşitlenmesi ve Türkçe dil desteğinin gelişmesi, kullanım oranlarını yukarı çekecek faktörler arasında. Ayrıca, yapay zeka düzenlemeleri ve etik konularındaki çalışmaların da kullanıcı güvenini artırarak yaygınlaşmayı desteklemesi bekleniyor.
Özetle, TÜİK verileri yapay zekanın Türkiye'de hızla yaygınlaştığını, ancak girişimler tarafında potansiyelin henüz tam olarak kullanılamadığını gösteriyor. Bireysel kullanımdaki artış, toplumsal farkındalığın arttığının işareti. İş dünyasının da bu dönüşüme ayak uydurması, ekonomik büyüme ve rekabet açısından kritik önemde.