Euronews tarafından yayımlanan araştırma, Avrupa ülkelerinde yüksek gelir grubundaki çalışanların maaşlarından yapılan vergi ve sosyal güvenlik kesintilerini karşılaştırdı. Araştırmaya göre Türkiye'de brüt maaşın yaklaşık yüzde 33'ü vergi ve prim kesintisi olarak devlete gidiyor. Bu oran, OECD ülkeleri ortalamasının üzerinde yer alırken, Avrupa'da en yüksek kesinti oranı Belçika'da yüzde 50'nin üzerinde ölçüldü. En düşük kesinti ise yüzde 10'un altıyla Bulgaristan'da görülüyor.
Türkiye'de vergi yükü nasıl hesaplanıyor?
Türkiye'de ücretlilerden gelir vergisi ve damga vergisi kesilirken, ayrıca işçi payı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primi ve işsizlik sigortası fonu kesintisi yapılıyor. 2024 yılı itibarıyla brüt asgari ücret 17.002 TL iken, kesintiler sonrası net asgari ücret 13.516 TL oluyor. Yani asgari ücrette kesinti oranı yüzde 20 civarında. Ancak yüksek gelir dilimlerinde bu oran artıyor. Gelir vergisi dilimleri nedeniyle brüt maaşı 100 bin TL olan bir çalışanın eline 67 bin TL civarında para geçiyor. Bu, yüzde 33'lük bir kesinti anlamına geliyor.
Avrupa'da durum ne?
Araştırmada, yüksek gelirli çalışanların (yıllık brüt 150 bin avro) maaşlarındaki kesinti oranları karşılaştırıldı. Belçika'da bu oran yüzde 53 ile en yüksek seviyedeyken, onu yüzde 49 ile Almanya ve yüzde 46 ile Fransa takip ediyor. En düşük kesinti yüzde 7 ile Bulgaristan'da; onu yüzde 14 ile İrlanda ve yüzde 16 ile Kıbrıs izliyor. Türkiye'de ise yıllık brüt 150 bin avro gelir için kesinti oranı yüzde 33 olarak hesaplanıyor. Araştırmaya göre, vergi ve sosyal güvenlik kesintilerinin toplam işgücü maliyeti içindeki payı ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor. Örneğin Belçika'da işverenler de yüksek prim öderken, Bulgaristan'da bu oran oldukça düşük.
Türkiye'de ise işveren payı da eklendiğinde toplam işgücü maliyeti brüt maaşın yaklaşık 1,3 katına çıkıyor. Bu durum, istihdam maliyetlerini artırırken, kayıt dışı istihdamı da teşvik edebiliyor. Ekonomistler, yüksek vergi ve prim yükünün işsizlikle mücadeleyi zorlaştırdığını belirtiyor.
Türkiye'de vergi sistemi, düşük gelirlilerde daha düşük, yüksek gelirlilerde daha yüksek oranlarda kesinti yapacak şekilde kademeli. Ancak yüksek vergi dilimlerine hızlı girilmesi ve enflasyon karşısında dilimlerin güncellenmemesi, çalışanların üzerindeki yükü artırıyor. 2024 yılında gelir vergisi dilimleri yüzde 15'ten başlayıp yüzde 40'a kadar çıkıyor. SGK primi işçi payı yüzde 14, işsizlik sigortası primi ise yüzde 1. Ayrıca binde 7,59 oranında damga vergisi alınıyor.
Bir değerlendirme yapacak olursak, Türkiye'deki vergi yükünün OECD ortalamasının üzerinde olması, ekonomik büyüme ve istihdam açısından olumsuz bir faktör olarak öne çıkıyor. Özellikle genç ve nitelikli işgücünün yurt dışına göç etmesinde vergi yükünün rolü olduğu düşünülüyor. Vergi sisteminin daha adil ve teşvik edici hale getirilmesi, hem kayıt dışılığı azaltabilir hem de üretken yatırımları artırabilir.