AHBAP Derneği'nin kurucusu ve ünlü sanatçı Haluk Levent, bugün sabah saatlerinde İstanbul'da gözaltına alındı. Gözaltı işleminin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Oğuzhan Uğur, konuyla ilgili olarak adalet sürecinin takipçisi olacaklarını belirtti. Uğur, 'Gerçek neyse ortaya çıkmalı, kuruş kuruş hesabı verilmelidir. Biz de herkes gibi izliyoruz şimdilik' ifadelerini kullandı.
Gözaltı Süreci ve İlk Açıklamalar
Haluk Levent'in gözaltına alınmasıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmazken, emniyet kaynaklarından edinilen bilgiye göre operasyonun, derneğin mali işlemleriyle ilgili bir soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği öne sürülüyor. Levent'in avukatları, müvekkillerinin ifade vermek üzere emniyete götürüldüğünü ve herhangi bir suçlamayla karşı karşıya olmadığını bildirdi. Bu arada sosyal medyada geniş yankı uyandıran olayla ilgili pek çok ünlü isimden de destek mesajları geldi.
Oğuzhan Uğur'un Açıklaması
Oğuzhan Uğur, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda 'Haluk abimizin gözaltına alındığını üzülerek öğreniyorum. Türkiye'de yardımlaşma denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Haluk Levent'in, yıllardır hiçbir maddi çıkar gözetmeden yürüttüğü çalışmalar ortada. Ancak hukuk süreci işlemeli, hesap sorulması gerekiyorsa sorulmalı. Biz de herkes gibi izliyoruz şimdilik' dedi.
Toplumdan Gelen Tepkiler
Gözaltı kararına birçok sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcisinden tepki gelirken, CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 'Haluk Levent ülkemizin en önemli yardım kuruluşlarından birini yönetiyor. Bu gözaltının arkasında başka hesaplar olduğundan endişe ediyoruz' açıklamasını yaptı. İYİ Parti'den de benzer bir açıklama gelirken, konuyla ilgili gelişmeleri takip edeceklerini belirttiler.
Dernek Hakkında Soruşturma Geçmişi
AHBAP Derneği, özellikle deprem bölgelerinde yürüttüğü yardım faaliyetleriyle tanınıyor. Ancak geçtiğimiz aylarda derneğin mali hesaplarına yönelik bazı tartışmalar yaşanmış, Haluk Levent bu iddiaları reddederek her kuruşun hesabını verebileceklerini söylemişti. Uzmanlar, bu tür soruşturmaların sivil toplum kuruluşlarına duyulan güveni zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Haluk Levent'in gözaltı sürecinin nasıl ilerleyeceği merakla beklenirken, Oğuzhan Uğur'un bu süreçte adaletin tecelli etmesi çağrısı, toplumun bir kesiminde karşılık buldu. Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının karşılaştığı yasal zorluklar ve toplumsal yardım faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından bu dava, emsal niteliği taşıyabilir.