Türkiye genelinde Depozito Yönetim Sistemi (DOA) resmen başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında, otel, restoran ve kafelerde depozito toplama makineleri kuruldu. Vatandaşlar, ambalaj atıklarını bu makinelere teslim ederek her bir şişe veya kutu için 1 TL iade alabilecek.
Sistem nasıl işleyecek?
Depozito Yönetim Sistemi, cam, plastik ve alüminyum ambalajların geri dönüşümünü teşvik etmeyi amaçlıyor. Vatandaşlar, üzerinde depozito logosu bulunan ürünleri satın aldıktan sonra boş ambalajları belirlenen toplama noktalarına götürecek. Her ambalaj için 1 TL depozito bedeli, nakit olarak veya dijital cüzdanlara iade edilecek. Sistem, ülke genelinde 7 bölgede eş zamanlı olarak devreye alındı. İlk etapta büyükşehirlerdeki otel, restoran ve kafelerde makineler kuruldu, önümüzdeki aylarda uygulamanın marketleri de kapsaması planlanıyor.
Hedef: Atık oranını azaltmak
Bakanlık verilerine göre, Türkiye'de yılda yaklaşık 30 milyar adet içecek ambalajı tüketiliyor ve bunların büyük kısmı doğaya karışıyor. DOA sistemiyle bu atıkların yüzde 90'ının geri dönüştürülmesi hedefleniyor. Sistem, Avrupa Birliği'nin atık yönetimi direktiflerine uyum çerçevesinde geliştirildi. Benzer uygulamalar Almanya, Norveç ve Danimarka'da yıllardır başarıyla yürütülüyor. Türkiye'de ise 2021'de başlatılan pilot uygulama sonuçları olumlu çıkınca, sistemin genişletilmesine karar verildi.
İşletmelere ve vatandaşlara yansıması
İşletmeler, makinelerin kurulumu ve bakımını üstlenirken, depozito bedeli tedarikçiler tarafından karşılanıyor. Vatandaşlar için herhangi bir ek maliyet söz konusu değil. Uygulama sayesinde çevre kirliliğinin azalması, geri dönüşüm sektörünün canlanması ve ekonomiye katkı sağlanması bekleniyor. Tüketici dernekleri ise sistemin yaygınlaştırılması için halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Gelecek planları
Bakanlık, 2025 yılı sonuna kadar tüm marketlerde depozito makinelerinin kurulmasını hedefliyor. Ayrıca, mobil toplama araçlarıyla kırsal bölgelere de hizmet götürülmesi planlanıyor. Sivil toplum kuruluşları, sistemin başarılı olması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye'nin atık yönetiminde devrim niteliği taşıyan bu adım, çevre bilincinin artmasına da katkı sağlayacak.