Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO), Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele performansına ilişkin yeni değerlendirme raporunu yayımladı. Raporda, milletvekilleri, hakim ve savcılara yönelik toplam 7 tavsiyenin halen tam olarak uygulanmadığı vurgulandı. Yargı bağımsızlığı, çıkar çatışmalarının önlenmesi ve parlamentodaki etik kuralların güçlendirilmesi gibi başlıklarda ilerleme kaydedilmediği belirtildi.
GRECO raporu: Uygulama oranı düşük
GRECO'nun dördüncü değerlendirme turu kapsamında hazırlanan rapor, Türkiye'nin 2017'den bu yana yolsuzlukla mücadele taahhütlerini ne ölçüde yerine getirdiğini inceliyor. Rapor, 7 tavsiyeden yalnızca birinin tamamen uygulandığını, diğerlerinin ya kısmen uygulandığını ya da hiç uygulanmadığını ortaya koydu. Özellikle milletvekillerinin mal varlığı beyanları, lobi faaliyetlerinin şeffaflığı ve yargı mensuplarının atanma süreçlerindeki siyasi etki gibi konularda somut adım atılmadığı kaydedildi.
Raporda ayrıca, Türkiye'nin yargı bağımsızlığına ilişkin uluslararası standartlarla uyumlu olmayan düzenlemelerini sürdürdüğü ifade edildi. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yapısı ve kararları üzerindeki yürütme etkisinin, yolsuzlukla mücadelede bağımsız yargının önünde engel teşkil ettiği değerlendirildi.
Milletvekillerine yönelik tavsiyeler
GRECO'nun milletvekillerine ilişkin tavsiyeleri arasında, dokunulmazlıkların kaldırılması süreçlerinin şeffaflaştırılması, milletvekillerinin gelir ve mal varlıklarının düzenli olarak denetlenmesi, hediye ve ağırlama kabulüne sınırlama getirilmesi gibi maddeler bulunuyor. Rapora göre, bu alanlarda mevcut mevzuatta iyileştirme yapılmadı. Ayrıca, parlamento içi etik komisyonlarının etkisizliği ve siyasi partilerin finansmanında şeffaflık eksikliği de eleştirildi.
Türkiye, GRECO tavsiyelerine uyum sağlamak için 2021'de bir eylem planı sunmuştu. Ancak rapor, planda öngörülen adımların büyük bölümünün hayata geçirilmediğini gösteriyor. Özellikle yargı reformu kapsamında atılan adımların, yolsuzlukla mücadele boyutunu göz ardı ettiği belirtiliyor.
Yargı ve savcılar için eksiklikler
Hakim ve savcılara yönelik tavsiyelerde ise, mesleki etik ilkelerin güçlendirilmesi, disiplin soruşturmalarında bağımsızlığın sağlanması ve yargı mensuplarının ikinci iş yapmasının önlenmesi gibi konular öne çıkıyor. GRECO, bu başlıklarda da kayda değer ilerleme olmadığını tespit etti. Özellikle, hakim ve savcıların atama ve terfi süreçlerinde liyakatten çok siyasi sadakatin belirleyici olduğu yönündeki endişeler raporda yer aldı.
Rapor, Türkiye'nin 2024 yılına kadar ek bilgi sunmasını ve eksiklikleri gidermesi için somut adımlar atmasını talep ediyor. GRECO, uyum sağlanmaması halinde Türkiye'ye yönelik yaptırım mekanizmalarının devreye girebileceği uyarısında bulundu.
Arka plan ve uluslararası bağlam
GRECO, 1999'da Avrupa Konseyi tarafından yolsuzlukla mücadelede üye ülkelerin performansını izlemek üzere kuruldu. Türkiye, kurucu üyeler arasında yer alıyor. Bugüne kadar dört değerlendirme turundan geçen Türkiye, özellikle son yıllarda yargı bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü alanlarındaki gerilemeler nedeniyle sık sık eleştiriliyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün 2023 Yolsuzluk Algı Endeksi'nde Türkiye, 180 ülke arasında 115. sırada yer almıştı.
Uzmanlar, GRECO raporunun Türkiye'nin uluslararası taahhütlerini yerine getirme konusundaki isteksizliğini gözler önüne serdiğini belirtiyor. Yolsuzlukla mücadelede başarı için sadece yasal düzenlemelerin değil, aynı zamanda siyasi iradenin ve bağımsız denetim mekanizmalarının şart olduğu vurgulanıyor. Rapor, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde de önemli bir kriter olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, GRECO'nun değerlendirmesi, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadelede karnesinin zayıf olduğunu ve mevcut politikaların yeterli olmadığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde atılacak adımlar, hem iç kamuoyu hem de uluslararası toplum tarafından yakından takip edilecek.