Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, 2025 yılının ilk yarısına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Açıklamaya göre, iki şirket Ocak-Haziran döneminde toplam net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artırarak 24,5 milyar TL seviyesine yükseltti. Bu rakam, şirketlerin tarihindeki en yüksek altı aylık net kâr olarak kayıtlara geçti.
Prim üretimi ve BES fonlarında rekor büyüme
Şirketlerin toplam prim üretimi 2025 ilk yarıda yıllık bazda yüzde 35 artışla 180 milyar TL'ye ulaştı. Özellikle hayat dışı branşlarda kaydedilen yüzde 40'lık büyüme dikkat çekerken, hayat sigortalarında prim üretimi yüzde 25 arttı. Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) fon büyüklüğü yüzde 30 artışla 450 milyar TL seviyesine çıkarken, katılımcı sayısı 8 milyon kişiyi aştı.
Aktif büyüklük ise yüzde 28 artarak 1,2 trilyon TL'ye yükseldi. Şirketlerin özsermaye kârlılığı yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Sigorta Genel Müdürü konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Enflasyonist ortamda maliyetleri kontrol altında tutarak ve dijital dönüşüm yatırımlarına hız vererek kârlılığımızı artırmayı başardık. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyümeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Bağlam ve sektörel görünüm
Türkiye sigorta sektörü, 2025 yılında yüksek enflasyon ve artan hasar maliyetlerine rağmen büyümesini sürdürüyor. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik'in lider konumu, ölçek ekonomisi ve güçlü sermaye yapısı sayesinde sektör ortalamasının üzerinde performans gösterdiği görülüyor. Şirketler, otomobil sigortalarında uyguladıkları dinamik fiyatlama stratejisi ve acente ağına yönelik eğitim programlarıyla pazar payını genişletmeyi başardı. BES tarafında ise devlet katkısı oranının yüzde 30'a çıkarılması ve otomatik katılım uygulaması, fon büyümesini destekledi. Önümüzdeki dönemde, deprem sigortası ve tarım sigortaları gibi alanlarda yeni ürün geliştirme çalışmaları devam ediyor. Sektörde yoğunlaşan rekabete rağmen, Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik'in sermaye yeterlilik oranları regülatör limitlerin oldukça üzerinde seyrediyor. Bu durum, şirketlerin dalgalı piyasa koşullarında dahi kârlılıklarını koruyabileceğini gösteriyor.