Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan 2024 Sağlık İstatistikleri Raporu, Türkiye'de sigara kullanımındaki endişe verici artışı ortaya koydu. Rapora göre, 38 üyeli OECD ülkeleri arasında yetişkin nüfusta günlük sigara içme oranı son 10 yılda ortalama %20'den %16'ya düşerken, Türkiye'de aynı dönemde %27,5'ten %31,2'ye yükseldi. Türkiye, bu oranla OECD ülkeleri arasında sigara kullanımının arttığı tek ülke konumunda. Uzmanlar, mevcut tütün kontrol politikalarının yetersiz kaldığını ve acilen yeni önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye OECD'de sigarada zirveye oynuyor
OECD verileri, Türkiye'nin yanı sıra Macaristan (%23,4), Fransa (%23,1) ve Yunanistan (%22,3) gibi ülkelerin de ortalamanın üzerinde olduğunu gösteriyor. Ancak Türkiye, %31,2'lik oranla hem en yüksek sigara tüketimine sahip ülkeler arasında yer alıyor hem de artış trendini sürdüren tek ülke. Öte yandan, İzlanda (%6,7), Meksika (%7,8) ve İsveç (%8,5) gibi ülkelerde oranlar oldukça düşük seyrediyor. Raporda ayrıca, Türkiye'de erkeklerde sigara içme oranının %44,1, kadınlarda ise %18,6 olduğu belirtiliyor. Kadınlardaki oran OECD ortalamasının (%12,5) üzerinde olmasına rağmen, asıl vahamet erkeklerde görülüyor. Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü Dumansız Hava Sahası kampanyası ve kapalı alanlarda sigara yasağına rağmen, nüfus artışı ve gençler arasında sigaranın yaygınlaşması oranların düşmesini engelliyor.
Ekonomik yük ve sağlık maliyeti
Sigara kullanımının yarattığı ekonomik yük de dikkat çekici boyutlara ulaştı. OECD raporuna göre, Türkiye'de tütüne bağlı hastalıkların tedavi maliyeti yıllık 30 milyar TL'yi aşarken, sigara nedeniyle her yıl 100 binden fazla kişi hayatını kaybediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Türkiye'de 15 yaş üstü nüfusun %27'si her gün sigara içiyor. Bu oran, genç nüfusta daha da yüksek: 15-24 yaş arasındaki her üç gençten biri düzenli olarak sigara kullanıyor. Uzmanlar, tütün ürünlerinin vergilendirilmesi, düz paket uygulaması ve reklam yasaklarının sıkılaştırılması gibi adımların atılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin gençler arasında popüler hale gelmesi, yeni bir tehdit oluşturuyor.
Türkiye'nin sigara kullanımındaki bu olumsuz tablosu, yalnızca sağlık göstergeleriyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda iş gücü verimliliği, sağlık harcamaları ve yaşam kalitesi üzerinde de ciddi etkiler yaratıyor. OECD ülkeleri, son 10 yılda tütün kontrol politikaları sayesinde sigara kullanımını ortalama %20 azaltmayı başarırken, Türkiye'nin bu eğilimin tersine gitmesi, mevcut politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Sağlık otoriteleri, toplumun her kesimini kapsayan kapsamlı bir mücadele stratejisi olmadan bu artışın önüne geçilemeyeceğini ifade ediyor.