Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile bir araya gelerek Sincar başta olmak üzere kritik konularda mutabakata vardı. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır" ifadeleri kullanıldı. Görüşme, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğini derinleştirme ve bölgesel istikrarı güçlendirme hedefi taşıyor.
Sincar'da Devlet Otoritesi Vurgusu
Görüşmede ele alınan en önemli başlık, Irak'ın kuzeyinde yer alan Sincar bölgesindeki güvenlik durumu oldu. Sincar, uzun süredir terör örgütü PKK'nın uzantısı olan YPG/PKK unsurlarının varlığıyla gündemde. Türkiye, bölgedeki bu yapılanmanın kendi ulusal güvenliğine tehdit oluşturduğunu ve Irak'ın toprak bütünlüğünü zedelediğini savunuyor. Yapılan açıklamayla birlikte iki ülke, Sincar'da merkezi hükümetin otoritesinin tam anlamıyla tesis edilmesi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların bölgeden çıkarılması konusunda ortak irade ortaya koydu.
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin de katıldığı görüşmede, Sincar'ın Irak'ın bir parçası olduğu ve burada devlet dışı silahlı aktörlere izin verilmeyeceği teyit edildi. Bu mutabakat, Türkiye'nin sınır güvenliği politikaları açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Zira Sincar, PKK'nın geçmişte lojistik üs olarak kullandığı ve Türkiye'ye yönelik eylemler planladığı bir bölge olarak biliniyor.
İkili İlişkilerde Yeni Dönem
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı Zeydi arasındaki görüşme, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Görüşmede ayrıca ticaret, enerji, su kaynakları ve sınır güvenliği gibi konuların ele alındığı öğrenildi. Türkiye, Irak'ın istikrarının bölgesel istikrar için elzem olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Irak tarafı ise Türkiye ile iş birliğini geliştirmeye yönelik olumlu mesajlar veriyor.
Uzmanlar, bu mutabakatın sahada somut sonuçlar doğurması için takip mekanizmalarının kurulması gerektiğini belirtiyor. Sincar'da yıllardır süren istikrarsızlık, bölge halkının güvenliğini tehdit ederken, Türkiye-Irak sınır hattında da zaman zaman gerilimlere yol açıyor. Dolayısıyla alınan kararın uygulanması, iki ülkenin de öncelikli gündem maddesi haline gelmiş durumda.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Sincar mutabakatı, sadece Türkiye ve Irak'ı değil, aynı zamanda bölgedeki diğer aktörleri de yakından ilgilendiriyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, Irak'ın istikrarına yönelik desteklerini sürdürürken, İran'ın da Sincar'daki etkisi biliniyor. Türkiye'nin Irak merkezi hükümetiyle vardığı bu uzlaşı, İran destekli milislerin bölgedeki konumunu da etkileyebilir. Öte yandan, yasaklı yabancı silahlı unsurların çıkarılması, sadece PKK/YPG değil, DEAŞ kalıntıları gibi diğer radikal gruplar için de baskılayıcı bir adım olarak görülüyor.
Irak'ın kuzeyindeki Sincar, Ezidi Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bir bölge. DEAŞ saldırıları sonrası büyük göç dalgaları yaşanmış, bölge halkı zorlu koşullarda hayatta kalma mücadelesi vermişti. Şimdi ise devlet otoritesinin tesisi, bölgeye insani yardımların ulaşması ve yeniden imar faaliyetleri için zemin hazırlayabilir. Ancak bunun için öncelikle güvenlik ortamının sağlanması şart.
Ankara-Erbil Hattı ve PKK ile Mücadele
Türkiye'nin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile de ayrı bir diyalog kanalı bulunuyor. Sincar mutabakatı, Erbil yönetimini de doğrudan ilgilendiriyor. IKBY, Sincar'ın kendi sınırları içinde olmamasına rağmen, bölgedeki PKK varlığından rahatsız. Türkiye'nin Irak merkezi hükümetiyle vardığı uzlaşı, Erbil ile Bağdat arasındaki dengeyi de etkileyebilir. PKK, Sincar'ı hem Türkiye'ye hem de IKBY'ye karşı bir baskı unsuru olarak kullanıyordu. Bu mutabakat, örgütün bölgedeki manevra alanını daraltabilir.
Türkiye, son yıllarda Irak'ın kuzeyine yönelik sınır ötesi operasyonlarla PKK hedeflerini vuruyor. Ancak kalıcı çözüm için Irak merkezi hükümetiyle iş birliği yapılması gerektiği sık sık vurgulanıyor. Bu açıdan bakıldığında, Sincar mutabakatı, askeri yöntemlerin yanı sıra diplomatik ve siyasi bir kanalın da açıldığını gösteriyor.
Değerlendirme
Türkiye ile Irak arasında varılan Sincar mutabakatı, bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir eşik olabilir. Ancak kâğıt üzerinde kalan bir anlaşma olmaktan çıkması için somut adımlar atılması gerekiyor. Irak merkezi hükümetinin Sincar'da ne kadar etkili olabileceği, bölgedeki silahlı grupların direnci ve uluslararası aktörlerin tutumu belirleyici olacak. Yine de iki komşu ülkenin ortak irade sergilemesi, uzun vadede istikrar için umut verici bir gelişme. Türkiye'nin sınır güvenliği ve Irak'ın toprak bütünlüğü açısından karşılıklı çıkarların örtüşmesi, bu mutabakatın sürdürülebilirliğini artırabilir. Önümüzdeki dönemde atılacak adımlar, anlaşmanın gerçek değerini ortaya koyacak.