Tüketici dernekleri, 2026 yılı için hazırladıkları 'Planlı Eskitme' raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre, özellikle elektronik cihazlarda ve beyaz eşyalarda üreticilerin bilinçli olarak ömrü kısalttığı ürünler, hem tüketicilerin cebini yakmakta hem de ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Uzmanlar, bu ürünlerin geri dönüşüm ve atık işlemleri sırasında ortaya çıkan toksik maddelerin solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkardığını, ayrıca onarım maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle ailelerin bütçelerini zorladığını belirtti.
Planlı Eskitme Nedir ve Sağlığa Nasıl Zarar Veriyor?
Planlı eskiden, üreticilerin ürünlerin ömrünü kasıtlı olarak kısaltması anlamına geliyor. Bu durum, tüketicilerin sık sık yeni ürün almak zorunda kalmasına neden oluyor. Ancak rapor, asıl tehlikenin bu ürünlerin geri dönüşüm süreçlerinde ortaya çıktığını vurguluyor. Atık elektronik eşyaların (e-atık) içerdiği kurşun, cıva ve kadmiyum gibi ağır metaller, çevreye ve insan sağlığına büyük tehdit oluşturuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde kontrolsüz geri dönüşüm tesislerinde çalışan işçiler ve çevre sakinleri, bu toksik maddelere maruz kalarak kanser, solunum yolu enfeksiyonları ve nörolojik hastalıklar riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Türkiye'deki Durum ve Yasal Düzenlemeler
Türkiye'de son yıllarda e-atık yönetimi konusunda bazı adımlar atılsa da rapor, uygulamaların yetersiz olduğunu gözler önüne seriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Türkiye'de yaklaşık 500 bin ton e-atık oluştuğu tahmin ediliyor. Ancak bunun yalnızca %15'i geri dönüştürüldü. Geri kalan kısım çöp sahalarında birikirken, gelişigüzel toplanan e-atıklar metal ayrıştırma sırasında çevreye salınıyor. Tüketici dernekleri, AB'nin 2024 yılında kabul ettiği 'Onarım Hakkı' direktifine benzer bir düzenlemenin Türkiye'de de hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yasa, üreticilerin ürünlerini belirli bir süre onarılabilir olarak tasarlamalarını ve yedek parça bulunabilirliğini zorunlu kılıyor.
Sağlık Harcamalarına Etkisi
Rapor, planlı eskitmenin sağlık sistemine olan maliyetini de gözler önüne seriyor. Atık kaynaklı kirliliğin yol açtığı hastalıkların tedavi maliyetlerinin, ülke
ekonomilerine yıllık ortalama 100 milyar dolara mal olduğu tahmin ediliyor. Türkiye'de ise bu rakamın ortalama 5 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, bu maliyetin azaltılması için atık yönetimine ayrılan bütçenin artırılması ve geri dönüşüm tesislerinin çevre standartlarına uygun hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Onarım Kültürü ve Bilinçli Tüketim
Rapor, bireysel düzeyde de çözüm önerileri sunuyor. Tüketicilerin ürünleri tamir ettirmek yerine yeni almayı tercih etmesi, planlı eskitmenin devamlılığı için zemin hazırlıyor. Bu nedenle, tüketicilerin bilinçlendirilmesi ve onarımın özendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen onarım atölyeleri, bu konuda farkındalık yaratılmasında önemli bir rol oynuyor. Ayrıca, üreticilerin sürdürülebilir üretim modellerine geçmesi için devlet desteklerinin artırılması öneriliyor.
Gelecek İçin Öneriler
Rapor, Türkiye için somut önerilerde bulunuyor. Bunlar arasında e-atık toplama noktalarının yaygınlaştırılması, geri dönüşüm tesislerinde çalışanların sağlık taramalarının zorunlu hale getirilmesi ve planlı eskitme ile ilgili yasal cezaların uygulanması yer alıyor. Ayrıca, üniversiteler ve araştırma kurumları tarafından toksik maddelerin insan sağlığı üzerindeki etkilerinin araştırılması gerektiği ifade ediliyor. Tüketici dernekleri, 'Planlı eskiden, sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda halk sağlığını tehdit eden bir vurgundur' diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.
Yeni Şafak Gazetesi olarak 22 Ağustos 2026 tarihli sayımızda bu raporu masaya yatırıyoruz. Elektronik atık krizi ve sağlık üzerindeki etkileri hakkında kapsamlı analizlerimiz, güncel ekonomik veriler ve siyasi gelişmelerle birlikte sizlerle. Gündemden spora, ekonomiden magazin sayfalarına kadar günün tüm haberleri için bizi takip edin.