Akademik verimlilik ölçümlerine dayanan URAP (University Ranking by Academic Performance) 2025-2026 dünya sıralamasında, Türkiye'den 30 üniversite listeye girmeyi başardı. Listede Hacettepe Üniversitesi, köklü devlet üniversitelerini geride bırakarak Türkiye birincisi oldu. Sıralama, üniversitelerin araştırma kalitesi, yayın sayısı, atıf etkisi ve uluslararası iş birliği gibi kriterlere göre hazırlandı.
İlk 10'da hangi üniversiteler var?
URAP verilerine göre, dünya genelinde 3 bin üniversitenin değerlendirildiği listede Türkiye'den ilk 10'a giren üniversiteler şöyle sıralandı: Hacettepe Üniversitesi (dünya sıralaması 822), İstanbul Üniversitesi (875), Ankara Üniversitesi (942), İstanbul Teknik Üniversitesi (978), Ortadoğu Teknik Üniversitesi (1010), Ege Üniversitesi (1075), Gazi Üniversitesi (1122), İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (1190), Erciyes Üniversitesi (1245) ve Dokuz Eylül Üniversitesi (1280). Bu üniversitelerin çoğu, son beş yılda yayın ve atıf sayılarında belirgin artış sağladı.
URAP sıralamasının kriterleri neler?
URAP Araştırma Laboratuvarı tarafından yapılan sıralama, bir üniversitenin akademik performansını ölçen 10 farklı gösterge kullanıyor. Bunlar arasında öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı, makale başına atıf sayısı, uluslararası iş birliği oranı ve doktora öğrenci oranı gibi metrikler bulunuyor. Bu kriterler sayesinde üniversitelerin sadece büyüklüğü değil, aynı zamanda bilimsel üretkenliği de değerlendiriliyor. Örneğin Hacettepe Üniversitesi, özellikle sağlık bilimleri alanındaki yüksek atıf performansıyla öne çıktı.
Geçen yıla göre değişim ne oldu?
Geçtiğimiz yıl URAP 2024-2025 listesinde Türkiye'den 28 üniversite yer alırken, bu yıl sayı 30'a yükseldi. Yeni eklenen üniversiteler arasında Bursa Uludağ Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi bulunuyor. Öte yandan, bazı kurumlar sıralamada düşüş yaşadı. Örneğin İstanbul Teknik Üniversitesi geçen yıl 950'nci sıradayken bu yıl 978'e geriledi. Ancak yetkililer, bu dalgalanmaların küresel rekabetin yoğunlaşmasından kaynaklandığını belirtiyor.
URAP sıralaması, yükseköğretim politikalarına yön vermesi açısından önem taşıyor. Türkiye'deki üniversitelerin dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme hızına sahip olduğu görülüyor. Ancak, tam liste dünya sıralamasının ilk 500'ünde Türk üniversitesi bulunmaması, niteliksel sıçrama için daha fazla yatırım gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, araştırma odaklı üniversite modeline geçişin bu hedefe ulaşmada kilit rol oynayacağını vurguluyor.