Türkiye'nin toplam elektrik kurulu gücü, enerji yatırımlarının hız kesmeden devam etmesiyle 125 bin 598 megavata (MW) yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan alınan verilere göre, bu artışta özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının payı belirleyici oldu. Toplam kurulu gücün yüzde 62,6'sına tekabül eden 78 bin 561 MW'lık kısım yenilenebilir enerji santrallerinden oluşuyor. Türkiye, bu alanda Avrupa'da ilk sıralarda yer alırken, dünya genelinde de dikkat çeken bir performans sergiliyor.
Hidroelektrik ve rüzgar başı çekiyor
Yenilenebilir enerji içinde en büyük payı 32 bin 660 MW ile hidroelektrik santralleri alıyor. Bunu 13 bin 500 MW ile rüzgar enerjisi, 11 bin 200 MW ile güneş enerjisi, 3 bin 500 MW ile jeotermal ve 2 bin 700 MW ile biyokütle enerjisi takip ediyor. Hükümet, 2035 yılına kadar yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payını yüzde 70'in üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu doğrultuda özellikle güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarına ağırlık veriliyor.
Enerji bağımsızlığı ve ekonomik katkı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerjinin Türkiye'nin enerji bağımsızlığı için kritik bir eşik olduğunu vurguladı. "Yerli ve yenilenebilir kaynaklara yaptığımız yatırımlar sayesinde dışa bağımlılığımızı azaltıyor, cari açığımızı düşürüyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 2023 yılında yenilenebilir enerjiden elde ettiği toplam elektrik üretiminin, doğal gaz ve kömür santrallerine kıyasla maliyet avantajı sağladığı belirtiliyor. Uzmanlara göre, bu durum enerji fiyatlarının istikrarına da olumlu yansıyor.
Yatırımlar devam edecek
Önümüzdeki dönemde 10 bin MW'lık yeni güneş enerjisi santrali ve 5 bin MW'lık yeni rüzgar enerjisi santrali projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Ayrıca, nükleer enerji alanında da Akkuyu Nükleer Santrali'nin devreye girmesiyle toplam kurulu gücün 130 bin MW'ı aşması bekleniyor. Ancak çevre örgütleri, nükleer enerjinin risklerine dikkat çekerken, yenilenebilir enerji yatırımlarının daha da hızlandırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki bu performansı, iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri açısından da umut verici. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda atılan adımlar, uluslararası platformlarda takdir topluyor. Ancak enerji verimliliği ve depolama alanlarında daha fazla yatırım yapılması gerektiği de ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, enerji dönüşümünün sürdürülebilir olması için regülasyonların da güncellenmesi gerektiğini belirtiyor.