Türkiye ile Azerbaycan, ADEX 2026 savunma fuarı kapsamında savunma sanayisi alanında toplam değeri 500 milyon doları aşan anlaşmalara imza attı. Anlaşmalar, HÜRKUŞ-II eğitim uçağı, MIZRAK akıllı dolanan mühimmat, ANTIDOT elektronik harp sistemi, BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi ve ALP-100 radarını kapsıyor. Ayrıca Nahçıvan'da ortak üretim tesisleri kurulması da planlanıyor.
İmzalanan Sistemler ve Kapsamı
ADEX 2026'da duyurulan anlaşmalar, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerli ve milli ürünlerini Azerbaycan'a transferini içeriyor. HÜRKUŞ-II, temel ve ileri eğitim uçağı olarak Azerbaycan Hava Kuvvetleri'nde kullanılacak. MIZRAK akıllı dolanan mühimmat, zırhlı hedeflere karşı etkili bir çözüm sunarken, ANTIDOT elektronik harp sistemi, sinyal karıştırma ve aldatma kabiliyetleriyle dikkat çekiyor. BARBAROS Kıyı Savunma Sistemi, Hazar Denizi kıyılarının korunmasında rol oynayacak. ALP-100 radarı ise düşük irtifada uçan hedefleri tespit etme yeteneğiyle öne çıkıyor.
Nahçıvan'da Ortak Üretim Planı
Anlaşmaların en önemli ayaklarından biri, Nahçıvan'da savunma sanayisi üretim tesisi kurulması. Bu tesis, bazı sistemlerin parça üretimi ve montajını gerçekleştirecek. Böylece Azerbaycan, kendi savunma ihtiyaçlarının bir kısmını yerinde karşılarken, Türkiye ile teknoloji paylaşımını da derinleştirecek. Nahçıvan, Azerbaycan anakarası ile kara bağlantısı olmayan bir eksklav olduğu için stratejik öneme sahip. Burada kurulacak üretim kapasitesi, bölgedeki askeri dengeyi de etkileyebilir.
Stratejik ve Ekonomik Arka Plan
Türkiye ve Azerbaycan, son yıllarda savunma sanayisi iş birliğini hızla artırıyor. İki ülke arasında 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi, müttefiklik ilişkilerini güçlendirmişti. Bu yeni anlaşmalar, sadece askeri değil ekonomik ve teknolojik boyutlarıyla da öne çıkıyor. Türk savunma sanayisi, ihracat kalemlerine bir yenisini eklerken, Azerbaycan da modernizasyon sürecinde Türkiye'ye güveniyor. 500 milyon dolarlık hacim, iki ülke arasındaki ticaretin çeşitlenmesine katkı sağlayacak. Ayrıca bu iş birliği, Türk Cumhuriyetleri arasında savunma entegrasyonunun da bir göstergesi.
Uzmanlar, anlaşmaların bölgesel güvenlik mimarisinde önemli bir adım olduğunu belirtiyor. Azerbaycan, Karabağ'daki zaferinin ardından ordusunu yeniden yapılandırırken Türkiye'nin teknolojik desteği kritik rol oynuyor. Öte yandan Türkiye, savunma ihracatında çeşitliliği artırarak küresel pazarda rekabet gücünü pekiştiriyor. ADEX 2026, bu iş birliğinin somut çıktılarının sergilendiği bir platform oldu.
Gelecek Dönemde Beklentiler
İmzalanan anlaşmaların önümüzdeki yıllarda teslimat ve ortak geliştirme projeleriyle genişlemesi bekleniyor. Nahçıvan'daki üretim tesisi, 2027'de faaliyete geçebilir. Ayrıca iki ülke, insansız hava araçları ve siber güvenlik alanında da yeni iş birlikleri planlıyor. Türkiye'nin savunma sanayisi şirketleri, Azerbaycan pazarında kalıcı bir varlık oluşturmayı hedefliyor. Bu durum, Güney Kafkasya'da jeopolitik dengeleri de etkileyebilir.
Sonuç olarak, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki 500 milyon dolarlık savunma anlaşmaları, iki ülkenin stratejik ortaklığını pekiştirirken, bölgesel güvenlik ve teknoloji transferi açısından da yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Savunma sanayisi, iki ülke ilişkilerinin bel kemiği haline gelmiş durumda.