Türkiye'nin ticaret diplomasisi kapsamında Afrika ülkeleriyle geliştirdiği çok yönlü ekonomik iş birlikleri ihracata olumlu yansıdı. Ocak-haziran döneminde yapılan dış satım, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış kaydederek 11 milyar dolara ulaştı. Bu artışta, serbest ticaret anlaşmaları ve karşılıklı yatırım teşvikleri etkili oldu. Türkiye'nin Afrika kıtasındaki ticaret hacmi, son on yılda istikrarlı bir büyüme sergiliyor.
Hedef büyük: 50 milyar dolar
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, bu yılın ilk yarısında en fazla ihracat artışı Kuzey Afrika ülkelerine gerçekleşti. Mısır, Fas ve Cezayir başı çekerken, Sahra Altı Afrika'da da Nijerya ve Güney Afrika Cumhuriyeti öne çıktı. Ticaret Bakanlığı yetkilileri, yıl sonu itibarıyla Afrika'ya toplam ihracatın 25 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Orta vadeli hedef ise 50 milyar dolar olarak belirlendi. Bu hedef doğrultusunda, kıtadaki Türk müteahhitlik firmalarının üstlendiği projeler de artarak devam ediyor.
Yatırımlar ve iş birliği alanları
Türk firmaları Afrika'da başta inşaat, enerji, tekstil ve tarım olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteriyor. Türkiye, Afrika ülkelerine makine, kimyasal ürünler, mobilya ve gıda ürünleri ihraç ediyor. Ayrıca, Türk Hava Yolları'nın kıtadaki uçuş ağı genişlerken, TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar kültürel ve teknik iş birliğini derinleştiriyor. Resmi rakamlara göre, Türkiye'nin Afrika'daki doğrudan yatırımlarının toplam değeri 6 milyar doları buldu. Bu yatırımların büyük kısmı Etiyopya, Sudan ve Tanzanya'da yoğunlaşıyor.
Dış politika ve ekonomik bağ
Türkiye'nin Afrika açılımı, 2000'li yılların başında hız kazandı. 78 büyükelçilikle kıtada en fazla temsilciliği bulunan ülkelerden biri haline gelen Türkiye, aynı zamanda Afrika Birliği'nin stratejik ortağı. Ekonomik iş birliği, askeri ve diplomatik ilişkilerle de destekleniyor. Uzmanlar, ticaret hacminin artmasının yanı sıra, karşılıklı yatırımların da teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle lojistik altyapı ve finansman modellerinin geliştirilmesi, ticaretin sürdürülebilir büyümesi için kritik önem taşıyor. Afrika kıtası, yüksek genç nüfusu ve gelişen ekonomileriyle Türkiye için uzun vadeli bir ortak olarak değerlendiriliyor. Bu doğrultuda, gelecek dönemde yeni serbest ticaret anlaşmaları ve iş konseyleri kurulması planlanıyor.