Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlık hedefi, küresel bir güç olma yolunda önemli bir kilometre taşına ulaştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Haluk Görgün, TEKNOFEST Kocaeli etkinliğinde yaptığı açıklamada, Türk savunma sanayinin yerlilik oranının yüzde 83’e yükseldiğini ve bu başarının dünyada büyük ilgi gördüğünü belirtti. Görgün, A Haber'de katıldığı programda, millî teknoloji hamlesinin geldiği noktayı ve gelecek hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.
TEKNOFEST Kocaeli’nde Savunma Sanayii Vurgusu
TEKNOFEST, Türkiye'nin teknoloji ve havacılık alanındaki en büyük organizasyonu olarak Kocaeli'nde kapılarını açtı. Etkinliğin açılışında konuşan Bakan Görgün, savunma sanayiindeki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve hedeflerin büyüdüğünü ifade etti. Görgün, “15 yıl önce yerlilik oranımız yüzde 20'lercdeyken, bugün yüzde 83'lere ulaştık. Bu, dünya çapında bir başarıdır ve yabancı firmaların da dikkatini çekmektedir” dedi. Türkiye'nin İHA, SİHA, milli muharip uçak KAAN gibi projelerle adından söz ettirdiğini hatırlatan Görgün, bu projelerin küresel pazarda yüksek talep gördüğünü söyledi.
İhracat Rekoru ve Küresel Talep
Bakan Görgün, Türk savunma sanayinin ihracat rakamlarına da değindi. Son beş yılda savunma ihracatının 10 milyar doları aştığını ve bu yıl içinde rekor kırılmasının beklendiğini belirtti. Özellikle Bayraktar TB2 ve ANKA gibi İHA'ların dünya genelinde 30'dan fazla ülkeye ihraç edildiğini ifade eden Görgün, “Türk mühendislerinin ürettiği teknolojiler, uluslararası tatbikatlarda ve gerçek operasyonlarda performansını kanıtladı. Bu sayede küresel ilgi her geçen gün artıyor” diye konuştu.
Millî Teknoloji Hamlesi ve Gelecek Vizyonu
Savunma sanayiindeki başarının arkasındaki itici gücün millî teknoloji hamlesi olduğunu vurgulayan Görgün, önümüzdeki dönemde yapay zeka, siber güvenlik ve uzay teknolojileri gibi alanlara odaklanacaklarını söyledi. TEKNOFEST'in gençlere yönelik rolüne dikkat çeken Bakan, “Burada kurduğumuz ekosistem sayesinde, geleceğin bilim insanları ve mühendisleri yetişiyor. Hedefimiz, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza uygun olarak tam bağımsız bir Türkiye” dedi.
TEKNOFEST boyunca ziyaretçilere birçok etkinlik ve yarışma sunulacak. Özellikle gençlerin ilgi gösterdiği festivalde, insansız sistemler, roketçilik ve biyoteknoloji gibi kategorilerde ödüller dağıtılacak. Görgün, bu yarışmaların gençlerin ufkunu genişlettiğini ve geleceğin teknolojilerine yön verdiğini sözlerine ekledi.
Stratejik Değerlendirme
Savunma sanayiindeki bu dönüşüm, Türkiye'nin ulusal güvenliğini pekiştirmenin ötesinde, ekonomik kalkınmaya da önemli katkılar sağlıyor. Yüksek katma değerli üretim, vasıflı istihdam yaratırken, dışa bağımlılığın azalması cari açık üzerinde olumlu etki yapıyor. Ancak bu başarının sürdürülebilirliği, siyasi iradenin yanı sıra Ar-Ge'ye yapılan yatırımların ve özel sektörün devletle işbirliğinin güçlendirilmesine bağlı. Türkiye'nin bu alandaki yükselişi, aynı zamanda jeopolitik konumunu güçlendirerek, bölgesel ve küresel arenada daha etkin bir aktör olmasını sağlıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda Türk savunma sanayisinin dünyada ilk beş ülke arasına girebileceğini öngörüyor.