Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden-İş), Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik'te meydana gelen kazaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kazada hayatını kaybeden işçiye Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dilenirken, konunun yakın takipçisi olunacağı belirtildi. Kaza, Ankara'nın Nallıhan ilçesine bağlı Çayırhan beldesindeki maden sahasında meydana geldi. İlk belirlemelere göre, işçilerin servis aracı ile taşındığı sırada bir göçük oluştuğu ve 20 maden işçisinin göçük altında kaldığı öğrenildi.
Kazanın ardından olay yerine ekipler sevk edildi
Kaza ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, AFAD, UMKE ve jandarma ekibi sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu 19 yaralı işçi kurtarılarak çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu, ancak bir işçinin hayatını kaybettiği doğrulandı. Hayatını kaybeden işçinin kimliği henüz açıklanmazken, madendeki çalışmalar geçici olarak durduruldu.
Kazanın ardından Maden-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada, “Çayırhan Termik Elektrik Üretim ve Madencilik'te meydana gelen elim kazada hayatını kaybeden işçimiz başta olmak üzere, yaralanan 19 işçimize acil şifalar diliyoruz. Kazanın meydana geliş nedeninin tam olarak aydınlatılması ve sorumluların belirlenmesi için konunun yakın takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz. Yaşanan bu acı olay, bir kez daha iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ne kadar hayati olduğunu göstermiştir. Maden işçileri olarak, iş güvenliğinin artırılması ve bu tür kazaların yaşanmaması için mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.
Gözler soruşturmanın sonucunda
Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Nallıhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde maden yetkililerinin ifadesine başvurulacağı belirtildi. Ayrıca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerinin de olayla ilgili inceleme başlattığı kaydedildi. Maden sahasında iş güvenliği önlemlerinin yeterli olup olmadığı, kazanın nedeninin göçük mü yoksa başka bir ihmal mi olduğu soruşturma kapsamında araştırılıyor.
İşçi sağlığı ve güvenliği yeniden gündemde
Bu kaza, Türkiye'de maden işçiliğinin ne kadar riskli bir meslek olduğunu bir kez daha hatırlattı. Özellikle kömür madenlerinde meydana gelen göçükler, son yıllarda çok sayıda can kaybına neden olmuştu. Maden-İş Sendikası daha önce de iş güvenliği önlemlerinin artırılması ve denetimlerin sıklaştırılması yönünde çağrılar yapmıştı. Kazaların önlenmesi için sadece yasal düzenlemelerin yeterli olmadığını, işverenlerin de bu konuda hassasiyet göstermesi gerektiğini belirten sendika yetkilileri, “Bu acı olayın bir daha yaşanmaması için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Ancak asıl olan işverenlerin ve bakanlığın denetim mekanizmalarını etkin çalıştırmasıdır” ifadelerini kullandı.
Bölge halkından dayanışma mesajları
Kazanın yaşandığı Çayırhan'da bölge halkı büyük üzüntü yaşarken, birçok kişi hastanelere giderek yaralıların durumu hakkında bilgi almaya çalıştı. Belediye yetkilileri, yaralıların ailelerine destek olmak için çalışma başlattıklarını ifade etti. Ayrıca sendika temsilcileri, olayın takipçisi olacaklarını ve gerekli hukuki sürecin başlatılacağını duyurdu. Bölge milletvekillerinin de konuyla ilgili yetkililerle görüşmeler yaptığı ve vaka ile ilgili Meclis'e taşımayı planladıkları öğrenildi.
Geçmişten günümüze maden faciaları
Türkiye, madencilik sektöründe yaşanan iş kazalarıyla sık sık gündeme geliyor. 2014 yılında Soma'da meydana gelen maden faciasında 301 madenci yaşamını yitirmişti. Bu facia, ülkenin en büyük madencilik felaketlerinden biri olarak tarihe geçmişti. 1992 yılında Kozlu'da yaşanan grizu patlamasında da 263 işçi yaşamını kaybetmişti. Her iki facianın ardından iş güvenliği mevzuatında değişiklikler yapılmasına rağmen, denetim eksiklikleri ve işverenlerin ihmali nedeniyle bu tür kazaların önüne geçilemediği eleştirileri yapılıyor. Maden-İş Sendikası'nın da her kazanın ardından benzer açıklamalar yapması, iş güvenliği konusunda köklü çözümler üretilemediğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Çayırhan'da yaşanan bu facia, Türkiye'nin hala madenlerde iş cinayetlerinin önlenmesi konusunda yetersiz olduğunu ortaya koyuyor. Sendikanın ısrarla dile getirdiği denetimlerin artırılması, işçi sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi ve işverenlere ağır yaptırımlar uygulanması gibi talepler, yaşanan bu acı olayın ardından daha da önem kazandı. Maden işçileri, gözlerini daha güvenli çalışma koşullarına, yetkililer ise kazanın sorumlularının bulunmasına çevirirken, yaralı işçilerin tedavileri sürüyor.
Bu kaza, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin bir formaliteden öteye geçmesi gerektiğini gösteriyor. Yaşanan her acı tecrübe, madenlerdeki risklerin azaltılması için atılacak adımların hayati olduğunu hatırlatıyor. Maden-İş'in 'takipçisi olacağız' sözü, belki de bu kez konunun üzerine daha ciddi gidileceğinin bir işareti. Umudumuz, bir sonraki kazanın haberini asla almamak.