TÜRK-İŞ, mayıs ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını yayımladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda harcaması tutarı olan açlık sınırı, mayıs ayında 35 bin 174 TL’ye yükseldi. Aynı ailenin gıda, barınma, ulaşım, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken toplam harcama tutarı olan yoksulluk sınırı ise 114 bin 576 TL olarak hesaplandı. Araştırmada, yıllık mutfak enflasyonunun yüzde 40’ın üzerinde seyrettiği vurgulandı. Veriler, Türkiye’de artan enflasyon ve geçim sıkıntısının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Mutfak Enflasyonu Yüzde 40’ın Üzerinde
TÜRK-İŞ’in verilerine göre, mayıs ayında gıda fiyatlarındaki artış devam etti. Özellikle temel gıda ürünlerinde gözlenen fiyat yükselişleri, düşük gelirli ailelerin bütçesini daha da zorluyor. Araştırma kapsamında Ankara’da 40 ailenin katılımıyla yapılan hane halkı tüketim anketi ve market fiyat taramaları sonucunda, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması bir önceki aya göre yüzde 3,5 artış gösterdi. Yıllık bazda ise gıda enflasyonu yüzde 42,3 olarak gerçekleşti. Bu oran, TÜİK’in açıkladığı genel enflasyon verilerinin üzerinde seyrediyor. Uzmanlar, gıda arzındaki sorunlar ve maliyet artışlarının enflasyonu beslediğini belirtiyor.
Asgari Ücret ile Yaşam Mümkün Değil
Mayıs ayı itibarıyla açlık sınırı, net asgari ücretin (17 bin 2 TL) iki katını aşmış durumda. Yoksulluk sınırı ise asgari ücretin yaklaşık 6,7 katına ulaştı. Bu durum, çalışanların büyük bir kısmının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ortaya koyuyor. TÜRK-İŞ yetkilileri, hükümetin asgari ücret politikasını yeniden değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, toplu iş sözleşmelerinin ve sosyal yardımların enflasyon karşısında eridiğine dikkat çekiliyor. İşçi sendikaları, yılın ikinci yarısında asgari ücrete ara zam yapılması çağrısında bulunuyor.
Ekonomik Krizin Toplumsal Yansımaları
Artan gıda fiyatları ve yüksek enflasyon, özellikle dar gelirli hanelerde beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor. TÜRK-İŞ raporuna göre, aileler daha ucuz ve düşük kaliteli gıdalara yöneliyor, et ve süt ürünleri tüketimi azalıyor. Bu durum, uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabilir. Uzmanlar, gıda enflasyonuyla mücadelede yapısal reformların şart olduğunu, tarımsal üretimin artırılması ve gıda israfının önlenmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, enflasyonun düşürülmesi için sıkı para politikalarının yanı sıra mali tedbirlerin de devreye alınması öneriliyor.
TÜRK-İŞ’in açıkladığı veriler, Türkiye’deki ekonomik durumun ciddiyetini ortaya koyarken, vatandaşın alım gücünün giderek düştüğünü gösteriyor. Sendikalar ve sivil toplum örgütleri, yetkililere acil önlem çağrısı yapıyor. Önümüzdeki aylarda enflasyonun seyri ve asgari ücrete yapılacak olası bir ara zam, işçi ve işveren kesiminin yakın takibinde olacak.