TÜRK-İŞ Konfederasyonu'na bağlı Belediye-İş Sendikası'nın Ankara Çankaya'da otel olarak kullanılmak üzere satın aldığı bina, yıllardır tamamlanamayan bir projeye dönüştü. Sendikanın 380 milyon TL'ye aldığı tesis için bugüne kadar 1,2 milyar TL harcama yapıldığı öne sürüldü. Binanın hâlâ otel olarak açılmamış olması, sendika yönetimine yönelik eleştirileri artırdı.
Alım süreci ve yükselen maliyetler
Belediye-İş Sendikası, Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan binayı otel yatırımı amacıyla 380 milyon TL karşılığında satın aldı. Edinilen bilgilere göre, alımın ardından binanın otel standardına uygun hale getirilmesi için başlatılan çalışmalarda maliyetler kısa sürede öngörülenin çok üzerine çıktı. Toplam harcamanın 1,2 milyar TL'ye ulaştığı iddia ediliyor. Bu tutar, ilk yatırım bedelinin yaklaşık üç katına işaret ediyor.
Sendika kaynakları, artan inşaat maliyetleri, döviz kurlarındaki dalgalanma ve proje değişikliklerinin bütçeyi büyüttüğünü savunuyor. Ancak projenin hâlâ bitirilememiş olması, kaynakların verimli kullanılmadığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor.
Otel neden açılamadı?
Projenin tamamlanamamasının arkasında bir dizi faktör olduğu belirtiliyor. İhale süreçlerindeki gecikmeler, yüklenici firmalarla yaşanan anlaşmazlıklar ve ruhsat-landırma aşamalarındaki bürokratik engeller, otelin açılışını sürekli erteledi. Sendika yönetimi, pandemi sonrası ekonomik koşulların da projeyi olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
Öte yandan, binanın bulunduğu bölgede otel yatırımlarının yoğunlaşması ve rekabetin artması, projenin fizibilitesini de tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu lokasyonda faaliyete geçecek bir otelin beklenen geliri sağlayıp sağlayamayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Sendika yönetimine yönelik eleştiriler
Belediye-İş Sendikası'nın otel projesi, sendikal hareket içinde de tartışma konusu. Bazı üyeler, sendika kaynaklarının doğrudan işçi hakları ve toplu sözleşme süreçleri yerine gayrimenkul yatırımlarına yönlendirilmesini eleştiriyor. Sendika yönetimi ise otelin, uzun vadede sendikaya gelir sağlayarak mali bağımsızlığı güçlendireceğini savunuyor.
Ancak projenin mevcut tablosu, bu hedefin ne zaman gerçekleşeceği sorusunu beraberinde getiriyor. 1,2 milyar TL'lik harcamanın geri dönüşünün yıllar alacağı, hatta bazı hesaplamalara göre mümkün olmayacağı ifade ediliyor.
Benzer örnekler ve denetim eksikliği
Türkiye'de sendika ve meslek örgütlerinin gayrimenkul yatırımları ilk kez gündeme gelmiyor. Geçmişte bazı sendikaların otel, tatil köyü ve iş merkezi projeleri benzer şekilde maliyet aşımları ve gecikmelerle anıldı. Bu tür yatırımların denetiminin yetersiz olduğu, kamuoyuna yeterli bilgi sunulmadığı sıkça dile getiriliyor.
Uzmanlar, sendika kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin sağlanması için bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Aksi halde benzer skandalların tekrarlanabileceği uyarısı yapılıyor.
Siyasi boyut ve yansımalar
Konu, siyasi çevrelerde de yankı buldu. Muhalefet partileri, sendika yönetiminin kamu kaynağı benzeri bir fonu nasıl kullandığının araştırılması çağrısında bulundu. İktidar kanadından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. TÜRK-İŞ yönetiminin konuya ilişkin bir inceleme başlatıp başlatmayacağı merak konusu.
Önümüzdeki günlerde sendika genel kurulunun toplanması ve projenin akıbetinin masaya yatırılması bekleniyor. Üyeler, yönetimden net bir yol haritası ve hesap sorulabilirlik talep ediyor.
Değerlendirme
Belediye-İş Sendikası'nın otel projesi, sendikal yapıların ticari yatırımlara yönelmesinin risklerini gözler önüne seriyor. 380 milyon TL'ye alınan bir binaya 1,2 milyar TL harcanması ve hâlâ açılamaması, yalnızca mali bir başarısızlık değil; aynı zamanda yönetim ve denetim zafiyetinin göstergesi. Sendikaların asli görevi işçi haklarını savunmaktır. Bu tür projelerin şeffaf bir şekilde yürütülmemesi, sendikalara duyulan güveni sarsar. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve bağımsız denetim, benzer tartışmaların önüne geçebilir.