Ankara kulislerinde erken seçim tartışmaları yeniden alevlendi. İktidara yakınlığıyla bilinen yazar Abdülkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında, edindiği kulis bilgilerine dayanarak erken seçim ihtimalinin güçlendiğini ve seçim tarihinin 2025 yılına çekilebileceğini öne sürdü. Selvi'nin bu açıklaması, siyaset gündeminde yeni bir hareketlilik yarattı.
Selvi: "Seçim 2025'te yapılabilir"
Abdülkadir Selvi, yazısında, iktidarın üst düzey yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde erken seçim konusunun sıkça gündeme geldiğini belirtti. Selvi'ye göre, ekonomik koşullar ve muhalefetin olası hamleleri, iktidarı erken seçim seçeneğine yaklaştırıyor. Yazıda, "Kulislerde konuşulan tarih 2025" ifadesi kullanıldı. Selvi, kesin bir tarih vermekten kaçınsa da, "Seçimin zamanında yapılması halinde Haziran 2026'da olacağını, ancak erken seçim kararı alınırsa bunun 2025 sonbaharına çekilebileceğini" aktardı.
Selvi, ayrıca, Cumhur İttifakı içinde erken seçim konusunda farklı görüşler olduğunu, bazı isimlerin 2025'i savunurken, diğerlerinin 2026'yı beklemek istediğini yazdı. Ancak Selvi'nin aktardığına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "seçim takvimini belirleme" konusunda kararlı olduğu ve partisinin kongre sürecini tamamladıktan sonra bu konuyu netleştireceği ifade ediliyor.
Muhalefetten ilk tepkiler
Selvi'nin yazısının ardından muhalefet partilerinden açıklamalar geldi. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, "Erken seçim çağrımızı yineliyoruz. Ülkeyi yönetemeyen iktidar, seçimden kaçamaz" dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise "Erken seçim kaçınılmaz. Ancak tarihi iktidar değil, millet belirler" ifadelerini kullandı. Muhalefet, ekonomik kriz ve yönetim sorunları nedeniyle erken seçimin şart olduğunu savunuyor.
Ekonomik göstergeler ve siyasi denklem
Ekonomistler, erken seçim tartışmalarının arkasında ekonomik verilerin olduğunu belirtiyor. Enflasyonun yüksek seyri, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve işsizlik gibi sorunlar, iktidarın seçim kaybetme riskini artırıyor. Ancak erken seçim, ekonomik belirsizliği daha da derinleştirebilir. Öte yandan, muhalefetin güçlü bir aday çıkaramaması, iktidarın erken seçimden çekinmemesine neden olabilir. Siyaset bilimci Prof. Dr. Ahmet Kaya, "Erken seçim kararı, iktidarın anketlerdeki durumuna bağlı. Eğer oy oranları düşüşteyse, erken seçim riskli olur. Ancak muhalefet dağınıksa, iktidar bunu fırsata çevirebilir" değerlendirmesini yaptı.
Yandaş yazarların rolü
Abdülkadir Selvi gibi iktidara yakın yazarların köşe yazıları, genellikle hükümetin mesajlarını kamuoyuna iletmek için kullanılıyor. Selvi'nin erken seçim sinyali vermesi, kulislerde "hükümet erken seçime hazırlanıyor" yorumlarına yol açtı. Ancak bazı uzmanlar, bu tür yazıların kamuoyu yoklaması işlevi gördüğünü, tepkilerin ölçüldüğünü belirtiyor. Selvi'nin yazısında, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın erken seçim konusunda henüz nihai kararını vermediği, ancak seçenekleri değerlendirdiği" ifade edildi.
Seçim takvimi ve olası senaryolar
Türkiye'de bir sonraki genel seçimin normal şartlarda 2028'de yapılması gerekiyor. Ancak erken seçim kararı alınırsa, bu tarih öne çekilebilir. 2025 sonbaharı, hem ekonomik hem de siyasi açıdan kritik bir dönem olarak görülüyor. Muhalefet, erken seçim için imza kampanyası başlatmayı planlıyor. İktidar ise kongre sürecini tamamladıktan sonra seçim kararını verecek. Kulislerde, "Erdoğan'ın 2025 Mart veya Kasım aylarını değerlendirdiği" konuşuluyor.
Sonuç: Erken seçim ufukta mı?
Abdülkadir Selvi'nin yazısı, erken seçim tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ancak kesin bir tarih yok. Siyasi partiler, yerel seçimlerin ardından stratejilerini gözden geçiriyor. Ekonomik koşullar ve muhalefetin birliği, erken seçim kararını etkileyecek en önemli faktörler. Kamuoyu araştırmaları, erken seçim isteyenlerin oranının arttığını gösteriyor. Önümüzdeki günlerde iktidardan gelecek açıklamalar, seçim takviminin netleşmesinde belirleyici olacak. Erken seçim ihtimali, Türkiye'nin siyasi gündemini şimdiden meşgul etmeye başladı.