Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), üye ülkeler arasındaki ticareti kolaylaştırmak ve hacmini artırmak amacıyla ortak bir dijital ticaret ağı kurma kararı aldı. Karar, 6 Kasım 2025 tarihinde İstanbul'da düzenlenen TDT Zirvesi'nde alındı. Ağ, gümrük işlemlerini dijitalleştirerek belge trafiğini azaltacak ve ihracatçıların işlem maliyetlerini düşürecek.
Zirvede imzalanan protokol ne getiriyor?
Zirve sonunda imzalanan protokolle, üye ülkeler arasında elektronik veri paylaşımını sağlayacak bir altyapı oluşturulması öngörülüyor. Sistem, ihracatçı ve ithalatçıların gümrük beyannamelerini tek bir platform üzerinden iletebilmesine olanak tanıyacak. Böylece evrak işleri ve bekleme süreleri kısalacak.
Protokol kapsamında ayrıca, dijital imza ve e-fatura uygulamalarının karşılıklı tanınması için çalışmalar yapılacak. TDT Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliev, "Bu ağ, Türk dünyası arasında ticaretin önündeki en büyük engellerden biri olan bürokrasiyi azaltacak" dedi.
Hangi ülkeleri kapsıyor?
Dijital ticaret ağı, TDT üyesi ülkeleri kapsayacak: Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan. Gözlemci statüsündeki Macaristan ve Türkmenistan da ilerleyen dönemde sisteme dahil olabilecek. Ağın ilk etapta 2026 yılının ilk çeyreğinde pilot uygulamaya geçmesi planlanıyor.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin TDT ülkeleriyle olan ticaret hacmi 2024 yılında 22 milyar doları aştı. Yeni sistemle bu rakamın 2027'ye kadar 30 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Dijital ağ sayesinde özellikle KOBİ'lerin ihracat işlemlerinde %40'a varan zaman tasarrufu sağlanması bekleniyor.
Uzmanlar ne diyor?
Uluslararası ticaret uzmanı Prof. Dr. Selim Karataş, "Dijital dönüşüm, ticaretin geleceği. TDT'nin bu adımı, bölgesel entegrasyonu güçlendirecek. Ancak ülkeler arası veri paylaşımı ve siber güvenlik konularında ortak standartların belirlenmesi kritik" ifadelerini kullandı.
Sistemin hayata geçmesiyle birlikte, Türk dünyası ülkeleri arasında mal akışının hızlanması ve karşılıklı yatırımların artması öngörülüyor. Ayrıca, dijital ağ üzerinden yapılan işlemlerin kayıt altına alınması, kayıt dışı ticaretin azalmasına katkı sağlayacak.
Peki ya sonrası?
Projenin başarıya ulaşması için üye ülkelerin kendi iç hukuklarında gerekli düzenlemeleri yapması gerekiyor. Özellikle gümrük mevzuatlarının uyumlaştırılması ve dijital altyapı yatırımları önem taşıyor. TDT, bu süreçte teknik destek sağlamak üzere bir çalışma grubu oluşturdu. Ayrıca, özel sektör temsilcilerinin de yer aldığı danışma kurulu, uygulamada karşılaşılan sorunları çözecek.
Önümüzdeki dönemde, benzer dijital ağların diğer bölgesel örgütlerle de entegre edilmesi gündemde. TDT'nin bu girişimi, Türk dünyası için sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir birliktelik adımı olarak da değerlendiriliyor. Zira ticaretin serbestleşmesi, ülkeler arası diplomatik ilişkileri de olumlu yönde etkiliyor.
Sonuç olarak, Türk Devletleri Teşkilatı'nın dijital ticaret ağı projesi, bölgesel iş birliğini derinleştirme yolunda somut bir adım. Uygulamanın başarısı, üye ülkelerin kararlılığına ve teknik hazırlık düzeyine bağlı. Şimdilik hedef, 2026'da pilot uygulama ile başlayıp kısa sürede tüm üye ülkelerde yaygınlaştırmak.