Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), 3 Ekim Türk Devletleri İşbirliği Günü ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'in görev süresinin sona ermesi dolayısıyla İstanbul'da bir resepsiyon düzenledi. Etkinlik, Türk dünyasından çok sayıda üst düzey yetkili, iş insanı ve diplomatı bir araya getirerek ekonomik ve ticari işbirliğinin geleceğine dair önemli mesajların verildiği bir platform oldu. Resepsiyonda, TDT'nin 13. Zirvesi'nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirileceği duyuruldu. Zirvenin, üye ülkeler arasındaki ekonomik entegrasyonu derinleştirmesi bekleniyor.
Ekonomik İşbirliğinde Yeni Dönem
Türk Devletleri Teşkilatı, son yıllarda ekonomik alanda attığı adımlarla dikkat çekiyor. Resepsiyonda yapılan konuşmalarda, üye ülkeler arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırımların karşılıklı olarak teşvik edilmesi ve ortak altyapı projelerinin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. TDT bünyesinde kurulan Türk Yatırım Fonu'nun, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Ayrıca, Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın aktif çalışmaları sayesinde iş dünyası temsilcileri arasında doğrudan temasların güçlendiği belirtildi.
Resepsiyonda konuşan bir yetkili, "Türk Devletleri Teşkilatı olarak amacımız, sadece siyasi değil ekonomik anlamda da güçlü bir birlik oluşturmak. Üye ülkeler arasındaki ticaretin önündeki engelleri kaldırarak, ortak bir pazar yaratma yolunda ilerliyoruz." ifadelerini kullandı. Bu çerçevede, gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi ve dijital ticaretin yaygınlaştırılması gibi konuların önümüzdeki dönemde öncelikli gündem maddeleri olacağı öğrenildi.
13. Zirve'de Ekonomi Masada
TDT'nin 13. Zirvesi, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacak. Zirvenin ana teması "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlendi. Bu tema, Türk dünyasının ortak kültürel değerlerini ekonomik işbirliğiyle harmanlama amacını yansıtıyor. Zirvede, enerji, ulaştırma, tarım, turizm ve teknoloji gibi sektörlerde işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor. Ayrıca, üye ülkeler arasında serbest ticaret anlaşmasının (STA) genişletilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi konuları ele alınacak.
Ekonomistler, TDT ülkelerinin toplam GSYİH'sının 1,5 trilyon doları aştığını ve bu potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle genç nüfus ve doğal kaynaklar açısından zengin olan bölge, yabancı yatırımcılar için de cazip fırsatlar sunuyor. Ancak, ülkeler arasındaki ekonomik yapı farklılıkları ve mevzuat uyumsuzlukları, işbirliğinin önündeki başlıca zorluklar arasında gösteriliyor.
Resepsiyonda ayrıca, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e görev süresi boyunca yaptığı katkılardan dolayı teşekkür edildi. Ömüraliyev'in yerine yeni genel sekreterin, önümüzdeki zirvede belirlenmesi bekleniyor. Bu değişimin, teşkilatın ekonomik ajandasında bir süreklilik mi yoksa yeni bir yön mü getireceği ise merak konusu.
Arka Plan ve Beklentiler
Türk Devletleri Teşkilatı, 2009 yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye tarafından kurulan Türk Konseyi'nin 2021'de dönüştürülmesiyle oluşturuldu. Özbekistan'ın da katılımıyla üye sayısı beşe yükseldi. Macaristan ve Türkmenistan ise gözlemci statüsünde. Teşkilat, son dönemde ekonomik işbirliğini derinleştirmek için çeşitli mekanizmalar oluşturdu: Türk Yatırım Fonu, Türk Ticaret ve Sanayi Odası, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi gibi yapılar bunlardan bazıları.
2023'te imzalanan Türk Devletleri Teşkilatı Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması, üye ülkeler arasındaki ticaretin artırılması hedefini taşıyor. Ancak, mevcut ticaret hacmi hâlâ potansiyelin altında. 2024 verilerine göre, üye ülkeler arasındaki ticaret, toplam dış ticaretlerinin sadece küçük bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle, 13. Zirve'de alınacak kararlar, somut adımların atılması açısından kritik önem taşıyor.
İstanbul'da düzenlenen resepsiyon, Türk dünyasının ekonomik geleceğine dair umut verici sinyaller verdi. Ancak, söylemlerin eyleme dönüşmesi ve üye ülkeler arasındaki işbirliğinin somut projelerle desteklenmesi gerekiyor. Önümüzdeki zirve, bu anlamda bir dönüm noktası olabilir. Türk Devletleri Teşkilatı'nın ekonomik entegrasyonu ne kadar hızlı ve etkili bir şekilde hayata geçireceği, bölgesel güç dengesi ve küresel ekonomik konjonktür açısından da yakından izlenecek.